HAZİRAN – HABER YORUM

14

TV DÜNYASINDAN BİR TESETTÜR HABERİ

Hatırla Sevgili, Kurtlar Vadisi, Pis Yedili ve daha birçok dizide rol alan genç oyuncu Büşra Ayaydın yakın zamanda tesettüre girdi. “Yeni halinizle iş bulabilecek misiniz?” sorusuna “Rızık kaygım yok” diyen genç oyuncu, işini amaç olarak değil, araç olarak gördüğünü söyledi.

Twitter ve Instagram hesaplarından, tesettüre girdikten sonra birçok kapının kapandığını, ama inancıyla ona 1000 kapının açıldığını söyleyen Ayaydın, son oynadığı filmin galasına ilk defa başörtülü olarak çıktı. Galada Gamze Özçelik ve daha birçok ünlü isimden tebrikler aldı.

Tesettür pek çok başörtülü hanımın çok da başaramadığı bir vazife aslında. Büşra Ayaydın Vahdet gazetesine verdiği röportajda örnek olmak istediğini söylemiş. Ayrıca şu ayrıntı da biraz düşündürebilir sizi. Gala esnasında çok acayiptir ki, başörtüsü değil makyajı konuşulmuş Büşra’nın. Tesettürün fıtrî olduğunu, makyajın başörtüyle bir arada olduğu zaman daha çok dikkat çektiğini fark ettikten sonra, dileriz ki Büşra cesaret edemeyenlere cesaret olur ve yine dileriz ki hakiki tesettüre tüm tesettüre girmek isteyenler ulaşır.

 

Kaynak: gazetevahdet.com


 

 

24

ÖĞRENCİLER ÜNİVERSİTE İÇİN SON ADIMI ATIYOR

 Mart ayında YGS’den 180 puan ve üzeri alan üniversite hazırlık öğrencileri bu ay son aşamaya geldi. 18 Haziran’da Sosyal Bilimler sınavıyla başlayacak olan maraton 26 Haziran’a kadar hafta sonları devam edecek.

Öğrenciler, iyi bir gelecek için iyi bir üniversite düşüncesiyle bütün yıl boyunca sınava hazırlanıp emek verdiler. Emeğin karşılığını almak niyetiyle girilecek sınav arefesi, tevekkülün en çok lâzım olduğu zamanlar. Gençlere, dünyadaki tüm sınavların üstünde bir sınav olduğunu, bu asıl sınavı ihmal etmenin aslında hayattaki bütün sınavları ihmal etmek olacağını hatırlatır, bütün öğrencilere hayırlı sonuçlar dileriz.

Asıl sınava hazırlanmayı ihmal etmeyelim. Hem zaten sıkıcı test kitaplarıyla vakit geçirirken, onların arasına namaz için vakit ayırmanın, test kitaplarıyla geçirilen zamanın da ibadet olup, asıl sınavda bize puan getireceğini bilmek insanı rahatlatır.
25

 


 

 

 

28

SİRKECİ’DE PANELİMİZ VARDI

Dergimiz Genç Yorum, 7. Uluslararası Dergi Fuarı kapsamında, bağlı olduğu medya grup dergilerinden Bizim Aile ve Can Kardeş ile ortaklaşa bir panel düzenledi.

10–15 Mayıs tarihleri arasında Sirkeci Garı’nda gerçekleşen fuara 20 ülkeden 305 dergi katıldı. Yeni Asya Dergi Grubu olarak standımızla, yazar ve çizerlerimizin imza günleriyle ve “Çocuk İstismarı” konulu panelle fuardaki yerimizi aldık. 11 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirdiğimiz panelin moderatörlüğünü Psikolog Ayşenur Aydoğdu yaptı.

Panelde Uzman Psikolog Mahmut Çelik, “Yetim ve istismar” başlığı ile; Eğitimci Nahide Çelikbağ, “Ailede istismarı engellemek” başlığı ile; Çocuk ve Oyun Terapisti Serap Buharalı ise, “İstismar edilen çocuk” başlığı ile birer sunum gerçekleştirdi.

Yetim çocukların kaldıkları yerlerin iyileştirilmesinin önemi, ailede mahremiyet eğitiminin gerekliliği, istismarda doğru bilinen yanlışların fark edilip dikkatli olunması, çocuklara güvenli ve güvensiz dokunmayı ayırt etmenin öğretilmesi gibi pek çok önemli konunun uzmanlarınca değerlendirildiği panelimizin bir farkındalık hareketi oluşturmasını diliyoruz.


 

 

 

42

DÜNYA, TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI İÇİN TÜRKİYE’DE BULUŞTU

Yeşilay’ın ev sahipliğinde, Kültür Toplum ve Aile Derneği (KÜLT) ve Milli Eğitim Bakanlığı desteğiyle, 3–4 Mayıs tarihlerinde Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi düzenlendi.

Konuşmacıları arasında; Prof. Mark Griffiths, Gary Wilson, Dr. Kenneth Woog, Mary Sharpe, Dr. Michael Rich, Darryl Mead, Young Yim Doh gibi alanında uzman birçok akademisyenin yer aldığı kongreye 1200’ü aşkın katılım sağlandı.

Yeşilay Cemiyeti’nin kurucu isimlerinden biri olan Said Nursî de bağımlılığın her türlüsünü “akıbeti görmeyen kör nefis” bağlamında değerlendiriyor. Dünyanın böyle bir bağımlılık mücadelesi için ayağa kalkması oldukça sevindirici bir haber. Darısı diğer bağımlılıkların başına.

Kaynak: yesilay.org.tr


 

 

52

SİGARAYI KİMİN İCAT ETTİĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi tarafından çıkarılan Meram Tıp Sağlık dergisinde yayınlanan bilgilere göre, sigara içmenin çıkışı Milat’tan önce 3000’li yıllara kadar dayanıyor. O tarihlerde Mısır ve Güney Amerika’daki Maya Uygarlığı’nda yapılan dinî ve resmî törenlerde ve ayrıca büyü ve sihir yapmak için, kurutulmuş bitkilerin yakılarak tütsü olarak kullanıldığı tespit edildi.

15. yüzyılın sonlarında ise Kristof Kolomb, Amerika kıtasını keşfettiğinde yerlilerin “Tobaccos” adını verdiği bir bitki yaprağını sararak yakıp dumanını içlerine çektiklerini ve bu dumanın insana keyif verdiğini gördü. Kolomb, faydalı olur düşüncesiyle bu bitkinin tohumlarını alarak denizciler vasıtasıyla diğer ülkelere yayılmasına neden oldu. Daha sonra tüm dünyaya yayılan tütün bitkisi yetiştirilip ilk olarak küçük tesislerde, daha sonra ise kurulan büyük fabrikalarda sigaraya dönüştü.

Tütün ülkemize Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1601 yılında İngilizler tarafından getirilmiş ve bazı göğüs hastalıklarına iyi geldiği söylentisiyle kullanımı yaygınlaştırılmıştır. Çeşitli dönemlerde, caiz değildir, denerek fetvalarla dinen yasaklanmışsa da yayılması ve alışkanlık hâlini alması engellenememiştir.

Kolomb’un buna sebep olmaktaki amacını bilemiyoruz tabiî… Ama keyif verdiği söylendiyse, merak etmiş olabilir, şimdiki her sigara bağımlısı gibi… Emin olabildiğimiz şey, İngilizlerin masum olmadığı. Bu tâ 1600’ün başında başlatılmış kirli bir plân. Hâlâ mı sigara gençler?

 

Kaynak: haberevren.com


 

 

 

16

DÜĞÜN ÇİÇEĞİNİZ KÂİNATLA BARIŞIK OLSUN MU?

Yaz girince düğün, nişan haberleri artar haliyle. Bu haberimiz düğünü yakın olanlar veya hayâlini kuranlar için. Düğüne hazırlanmak, ne yenileceğine, nerede olacağına karar vermek, böylesi güzel bir günü en muhteşem hâli ile yaşamak için karar verilecek onlarca şeyden bir kaçı. Ama maalesef, bu sırada bazı küçük şeyleri gözden kaçırmak da mümkün.

“Eko anne” olan ve yakın zamanda düğün yapmış Başak Altan’ın haberine göre, çevreci bir düğün için en dikkat edilmesi gerekenlerin başında el buketi geliyor. Maalesef her çiçek organik olmuyor. Bazı çiftlikler, böceklerden koruma adı altında toprağı, yer altı suyunu, hatta bizim de sağlığımızı etkileyen tarım ilaçlarını kullanıyorlar. Siz de çiçeklerinizin sürdürülebilir olması için, çiftlikten masaya, yani bir kaçgün içinde çiçekleri toplayıp size iletecek bir çiçekçiyi seçebilirsiniz.

Mevsimindeki ve yerel çiçekleri seçerek, kimyasallar ile yıkanmamış bir demet oluşturabilirsiniz. Hatta çiçekçinizle konuşarak düğünden sonra misafirlerinize çiçeklerden buketler yapabilir ya da çiçeklerin en çevreci şekilde elden çıkarılmasını ve yeniden toprakla buluşmasını sağlayabilirsiniz.

 

Kaynak: yesilist.com


 

 

12

LİSELİLERDEN “AKILLI ŞAHİN” 

Milas Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK sergisi için hazırladıkları projede, 1998 model LPG’li Şahin otomobili, geliştirdikleri akıllı telefon uygulamasıyla uzaktan çalıştırmayı başardı. Telefona yüklenen yazılım sayesinde otomobile, uzaktan anahtarsız çalışma, farların açılıp kapanması, kornanın çalması özellikleri eklendi.

Projede, daha özellikli ve otomatik vites bir otomobil kullanılması durumunda, “sürücüsüz araç” teknolojisinin de uygulanabileceğini dile getiren projenin koordinatör öğretmenlerinden Serdar Ankaralı, “Şahin otomobilin elektronik sisteminin daha az karmaşık olması nedeniyle günümüz otomobillerinde işimizi biraz daha kolaylaştırdı. Daha geniş imkânlar elde edebilirsek, sürücüsüz otomobil için de çalışacağız” dedi.

Gelişen, yetişen zihinlerin haberleri sevindirici. Sürücüsüz aracın üretiminin insanlar için pek çok faydası olabilir.

 

Kaynak: hurriyet.com.tr

 

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*