KALEMİMİZİN MÜREKKEBİNİ BU DAVA İÇİN AKITMAKTAN GURUR DUYUYORUZ

4. CNR Uluslararası Kitap Fuarı 24 Şubat-5 Mart tarihleri arasında gerçekleşti. Biz de Genç Yorum olarak fuardaydık. Fuar kapsamında bir de söyleşimiz oldu. Genç Yorum, Bizim Aile ve Can Kardeş dergilerimizin organizatörlüğünde düzenlediğimiz söyleşimizde Genç Yorum dergimizin genç yazar ve çizerleri konuşmacı olarak yer aldı. 26 Şubat Pazar günü yaptığımız söyleşimiz yoğun bir katılım ile gerçekleşti.

“Dergiciliğe genç yorum” adlı söyleşimizin moderatörlüğünü dergimizin yayın yönetmeni Şulenur Yıldırım yaptı. Yaklaşık bir yıldır “Keçeli” bölümüyle dergiye katkı sağlayan ekibimizin hazırladığı söyleşimiz, katılımcıların ilgi ve beğenisini topladı. Üniversite eğitimlerinin yanı sıra amatör dergicilikle uğraşmaktaki amaçlarını ve bu uğraşının kendilerine kattığı değerleri çeşitli başlıklar altında ifade eden gençlerimizin heyecanı, salonda aynı şekilde karşılık buldu.

Dünün nesl-i âtisi yarının nesl-i âtisi için çalışıyor

Dergimizin yayın yönetmeni Şulenur Yıldırım söyleşiyi açtığı konuşmasında, “Neden burdayız ve biz kimiz? Bizler, Kur’ân-ı Kerîm’in çağa en uygun eşsiz tefsiri Risale-i Nur’u anlamaya ve yaşamaya ve bu anlamda örnek olmaya gayret edinen insanlarız. Yanımda görmüş olduğunuz gençler dünün nesl-i âtisi. Bunlar günümüz gençliği ve yarının nesl-i âtisi için bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.


Şulenur Yıldırım: Yanımda görmüş olduğunuz gençler dünün nesl-i âtisi.
Bunlar günümüz gençliği ve yarının nesl-i âtisi için bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.

 

 

Merak duygusunu beslememiz lâzım

Şulenur Yıldırım’ın konuşmasının ardından, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi ve Çay Saati sayfamızın yazarı Büşra Bakırcı söz aldı ve şunları ifade etti: “Burada yazmanın bana en büyük katkısı meraklı gözlerle hayata bakabilmek oldu. Kur’ân’ı Kerîm’e baktığımızda onlarca yerde düşünmekle ilgili ayet var. Hiç akıl etmez misiniz? Düşünmez misiniz? Hâlâ akıllanmaz mısınız? Buradan almamız gereken mesajın aklını kullanmak olduğu açık. İnandığımız kitap diyor ki, bak o akıl sana boşuna verilmedi. O seni diğer canlılardan ayıran bir şey. Ve sen onu kullanmakla sorumlusun. İmkânın yok ki başından atıp kurtulmaya. Öyleyse ne yapacaksın, aklını kullanacaksın. Merak çok insanî bir duygu ve bizim onu beslememiz ona güzel bakmamız lazım.”


Büşra Bakırcı: Bediüzzaman’ın İstanbul’da kaldığı odanın kapısına,
her suale cevap verilir, tabelası asması çok büyük bir ihtiyacın altını çiziyor.
Evet, soru sormak fıtrattan gelen bir ihtiyaç ve bu ihtiyacın da
hakikate yöneltecek cevaplarla karşılanması gerekiyor.

 

Okumayı okumak

İkinci olarak, Marmara Üniversite Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü öğrencisi Huriye Yücesoy söz aldı. Nesli Âti Akademisi bölümümüzün çizeri Yücesoy şunları ifade etti: “Az önce bahsedildiği gibi, merak duygumuzun bir neticesi olan “okumak” fiilini ben biraz okumak istiyorum. Okumayı okumak… Bu biraz iddialı bir cümle olabilir, ama okumak kavramını çok fazla sınırlandırdığımızı düşünüyorum. İnsanın latifelerinin ve kabiliyetlerinin gelişime en açık olduğu zamandır gençlik. Eğer bir cıvıltıyı okuyacaksam onu en iyi gençken duyabilirim. Bir rengi okuyacaksam onu en iyi gençken görürüm. Bir şeyin tadını en iyi gençken alırım. Okumanın da öyledir. O yüzden gençlik geçmeden gelin gençliği de okuyalım. İşte okuyan gençler olarak ben ve arkadaşlarım, bu manaların peşindeyiz. İnsanı, kâinatı ve kâinat kitabını tefsir eden, Kur’ân’ı Kerîm’i okumakla ömür geçirmiş bir büyük yazarın, yani Said Nursî’nin talebesi olmak niyetindeyiz. Kalemimizin mürekkebini bu amaç ve bu dava için akıtmaktan gurur duyuyoruz.”


Huriye Yücesoy: İnsan yaratılış itibariyle, algısı sadece yazılan bir şeyi anlamakla kısıtlanmamıştır.
Mesela ağaç bir kelime olduğu gibi, ağacın kendisi de bir kelimedir.
Okunmak ister. Bizim potansiyelimiz de onu okumak ister.

 

Dergi vasıtasıyla kendimizi tanıma imkânı buluyoruz

Dinleyicileri şevke ve heyecana getiren bu konuşmanın ardından, Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü öğrencisi Edibenur Üner söz aldı. Her Telden sayfamızın yazarı ve Sinematograf’ın çizeri olan Üner konuşmasında şunlara değindi: “Dergi benim için kabiliyetlerimi keşfedebileceğim bir deney alanı, kendi ürettiklerim üzerinden kendimi tanıyabileceğim bir araç. Fikirleriniz bir kez dış ortama çıktıktan sonra onlara dışarıdan bir gözle bakıp farklı yönleriyle ele alma şansına sahip oluyorsunuz. Okuyucu ile ürün arasında kurulan bağ aracılığıyla, farklı fikirleri almak, onları değiştirip geliştirmek artık bizim elimizde oluyor. Dergi, odağı dışarıdan alıp kendimize yöneltmek için çok önemli bir araç. Aynı zamanda kabiliyetlerimizi keşfedip geliştirmemize de yardımcı oluyor. Yani insanın kendini okuma ihtiyacını karşılıyor. Dergi vasıtasıyla kendimizi tanıma imkânı buluyoruz.”


Edibenur Üner: Fikirleriniz bir kez dış ortama çıktıktan sonra onlara dışarıdan bir gözle bakıp
farklı yönleriyle ele alma şansına sahip oluyorsunuz.
Okuyucu ile ürün arasında kurulan bağ aracılığıyla, farklı fikirleri almak,
onları değiştirip geliştirmek artık bizim elimizde oluyor.

 

 

Bu dergi şahs-ı manevî ile çıkıyor

Söyleşide son olarak Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi Melike Nursultan Üner konuştu. Genç Yorum dergimize uzun zamandır kapak yazıları ve sanat yazıları ile destek veren, Keçeli ekibimizin de kurucu ve istişare üyesi olan Üner, konuşmasında şunları ifade etti: “Biz kocaman bir ekibin bir parçasıyız. Derginin bir sayfasında, bir bölümünde çok kişinin emeği var. Yazar olarak işin içine girince bunu daha iyi fark ediyor insan. Dergicilikte yaşanılan hâl kendini keşfetme süreci. Kendinizdeki farklı istidatlar ortaya çıkmış oluyor dergi ile. İnsanın temel özelliklerinden faydalanarak yola çıkıyoruz. Ve bu işin içinde biz çok fazla şey öğreniyoruz. Yeni bakış açıları kazanıyoruz. Dergi bizim için çok büyük bir okul. Keçeli amatör bir oluşum, ama şahs-ı manevî olarak ortaya çıkıyor. Tek başımıza yapacağımızdan çok daha fazla, güzel ve büyük bir netice ortaya çıkıyor. Bu okula da herkesi bekliyoruz.”


Melike Nursultan Üner: Dergicilikte yaşanılan hâl kendini keşfetme süreci.
Kimi zaman bir projeniz olur, onunla destek verirsiniz, kimi zaman da sadece şevkiniz olur.
Paylaşırsınız, başka fikirler eklenir ve çok daha mükemmel bir hâle gelir elinizdeki iş.

 

 

Söyleşimiz, dergimizin Instagram ve Facebook hesapları üzerinden canlı olarak yayınlandı ve takipçilerimiz tarafından da beğeniyle izlendi. Söyleşinin ardından bizleri dinlemeye gelen okurlarımızdan çok güzel geri dönüşler aldık. Gençlerin hazırladığı bu tarz programlara çok ihtiyaç olduğu, devamının mutlaka beklendiği ve çok güzel bir şevke sebep olduğu ifade edildi, bu da bizi çok mutlu etti.

Genç Yorum’un adına yaraşır böyle güzel bir programın organizesinde bizlere destek veren kardeş dergilerimiz Bizim Aile ve Can Kardeş ekiplerine teşekkürü bir borç biliriz.

 

GENÇ YORUM
editor@gencyorum.com.tr

 

Söyleşimizin video linki:

http://bit.ly/2oQcjk1

 

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*