Eylül – Haber Yorum

YAPAY ZEKÂ ATIŞMASI

Bir tarafta Tesla ve SpaceX’in CEO’su Elon Musk, diğer tarafta sosyal medya devi Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg. Tartışmanın konusu ise son dönemde sıkça gündeme gelen yapay zekâ ve toplumumuzu ne yönde etkileyeceği… İkilinin arasındaki yapay zekâ tartışması teknoloji dünyasının gündemine oturdu.

Musk: Yapay zekâ kanunla sınırlandırılmalı.

Tesla’nın kurucusu ve CEO’su Elon Musk, geçtiğimiz aylarda yapay zekâdaki gelişmelerden endişe duyduğunu ifade etmişti. Musk aynı açıklamasında, ABD’de yapay zekâyı belirli sınırlar içerisinde tutacak kanunlar çıkarılması gerektiğinin altını çizmiş, bunun yapılmamasının insan medeniyetinin geleceği için önemli bir risk taşıdığını söylemişti.

Bir anda teknoloji dünyasının ve sosyal medyanın gündemine oturan tartışma, tam bu noktada çıktı.

Zuckerberg: Kıyamet senaryosuna gerek yok.

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Elon Musk’ın röportajını izlediğini ve gelişen teknolojisiyle ilgili korku tacirliğinden yorulduğunu söyledi. Zuckerberg aynı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Yapay zekâ konusundaki görüşlerim son derece net: İyimserim. Kıyamet senaryosu uyduranları anlamıyorum.”

Musk ise, Zuckerberg’in bu çıkışına kişisel Twitter hesabı üzerinden yayınladığı bir mesaj ile cevap verdi. Musk, Twitter’da yayınladığı mesajında, “Mark ile bu konu hakkında daha önce konuşmuştum. Bu konuya olan hâkimiyeti oldukça kısıtlı” ifadelerini kullandı.

 

EVLİLİK HAPİSHANESİ

Romanya sınırları içinde yer alan Transilvanya bölgesinde, UNESCO’nun Dünya Mirası listesine girmiş toplam 7 Sakson köyü bulunuyor. Biertan bunlardan biri ve burada zaman durmuş sanki. Arnavut kaldırımlarıyla kaplı köy meydanında köylüler toplanıp alışveriş yapıyor. Yüksek bir yerde kurulmuş 15. yüzyıldan kalma kilise ise, köyde hayatın merkezi gibi.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, kilisenin kalın bahçe duvarının dibinde, kiler büyüklüğünde bir oda göze çarpıyor. Burası 300 yıl boyunca, evliliği sallantıda olan çiftlerin sorunlarını çözmede kullanılmış. Rahipler, sorunlu çiftleri altı hafta boyunca bu odada kilitli tutar, böylece boşanmalarını önlemeye çalışırmış.

Bu “evlilik hapishanesi” korkunç görünse de etkili bir yöntem olmuş. Odanın kullanımda olduğu 300 yıl boyunca Biertan’da sadece bir boşanma gerçekleşmiş.

Haysiyet-i İslâmiye ve şeref-i milliyemize yakışmaz bir durum olarak tanımlanan boşanmanın, tarih boyu bütün semavî dinlerce önüne geçilmeye çalışıldığını görüyoruz.

 

ABD’DEKİ CAMİ PATLAMASININ ARDINDAN

Geçen ay ABD’nin Minnesota şehrindeki bir camide sabah namazı öncesi patlama meydana geldiği ve olayda can kaybı yaşanmadığı bildirildi.

Patlamadan sonra cami; siyasetçiler, kilise liderleri dâhil her görüşten insan tarafından ziyaret edildi. İlerleyen günlerde gayrimüslimlerin de olduğu yüzlerce kişi cami önünde toplanarak saldırıyı kınadı. İslâm’ın barış dini olduğuna dikkat çeken Kur’ân âyetleri okundu. Siyasetçiler, imamlar ve toplum liderleri tek tek söz alarak, saldırıyı kınadı.

Bu ve benzeri durumlar akla 100 sene öncesinden gelen Bediüzzaman’ın, Hıristiyanların tevhid inancına yaklaşacaklarına dair şu telkinlerini hatırlatıyor:

Hıristiyanlık, “Ya intıfa bulup sönecek veyahut doğrudan doğruya hakikî Hıristiyanlığın esasına câmi olan hakaik-i İslâmiye’yi karşısında görecektir.”

 

BİR GARİP BALIK: TIRMANAN LEVREKLER!

“Balık kavağa çıkınca” deyimini hepiniz duymuşsunuzdur. Bu deyime konu olan tehlikeli balık ise; Tırmanan Guramiler balığı, nâm-ı diğer Tırmanan Levrekler.

Karada da nefes alabilen bu balıklar, oksijen bakımından yetersiz sularda yüzeye çıkıp avlanabiliyor, tırmanabiliyor, kavga edebiliyorlar. Sudan çıkıp yürüyebilmek için yüzgeçlerini ve kuyruklarını kullanıyorlar. Bazıları oldukça güçlü ve saldırgan olan Guramiler, bazı kaynaklara göre 6 gün boyunca susuz kalabiliyorlar, üstüne üstlük tatlı suda da, tuzlu suda da hayatlarını sürdürebiliyorlar.

Bölgedeki doğal hayatı tehdit edecek ve insanları rahatsız edecek kadar güçlü ve saldırgan olan bu balık türü, kendisini yutmak isteyen canlıların boğazında şişerek onları öldürebiliyor. Çevresindeki canlılar için büyük bir felâket durumunda olan bu balık, doğa korumacılarının tam kâbusu olmuş durumda.

Şimdilik sadece Avustralya adalarında görüldüğü açıklanan bu balık türü, teknelere de kolaylıkla tırmanabiliyor.

 

GİYİLEBİLİR SENSÖR TEKNOLOJİSİ

Harvard Üniversitesi’nde doktora sonrası çalışmalarda bulunan iki Türk akademisyen, silikon ve kumaştan yapılan, vücut yapısıyla uyumlu, giyilebilir sensör teknolojisi geliştirdi.

Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda bu giyilebilir yapıların metal ya da kompozit yapılardan üretildiğini ve genelde sert parçalardan oluştuğunu ifade eden İTÜ Tekstil Teknolojileri ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Özgür Atalay, felçli hastaların yürüme ve hareket etme kapasitelerinin çok kısıtlı olduğunu, fakat laboratuvarlarında yapmış oldukları çalışmalarda çok büyük yol aldıklarını ve hastalara tekrar hareket etme kabiliyeti kazandırmayı hedeflediklerini açıkladı.

 

800 MİLYON YAŞINDA 23 GENÇ GALAKSİ

ABD’deki Arizona Üniversitesi’nde görevli astronomlar Sangeeta Malhotra ve James Rhoads’un liderliğinde Şili ve Çin’deki araştırmacılarla genç galaksiler görüntülendi.

Malhotra ve Rhoads’un, galaksileri belirlemek için astronomi alanında en güçlü ekipmanlardan biri olan ve Şili’nin kuzeyinde Cerro Tololo İnter-Amerika Gözlemevi’nde Blanco Teleskobu’nun üzerinde bulunan Karanlık Enerji Kamerası’nı (DECam) kullandığı kaydedildi.  Malhotra, evrende yeniden iyonlaşmadan önce gezegenlerin keşfedilmesinin çok zor olduğunu dile getirerek, bu durumu “yoğun siste bir aracın ön farlarını görmeye çalışmaya” benzetti.

Sonuçları “Astrophysical Journal” dergisinde yayımlanan gözleme göre; yeniden iyonlaşmanın Büyük Patlama’dan 300 milyon ila bir milyar yıl sonra meydana geldiği ve keşfedilen 23 genç galaksinin 800 milyon yaşında olduğu kaydedildi.

 

ODTÜ’DE TASARIM FABRİKASI


ODTÜ, mühendislik, bilişim, sosyal -idari bilimler ile diğer lisans alanlarında okuyan öğrencilerin katılabilecekleri, hayallerini ürüne dönüştürebilecekleri, “Tasarım Fabrikası” projesini aktif hale getirdi.

Başlatılan projede öğrenciler Tasarım Fabrikası’nda çalışmayı seçmeli ders olarak alabilecekler, isterlerse gönüllü olarak da çalışabilecekler.

Türkiye’deki sağlık, bilişim, enerji ve savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren bazı önemli şirketler, tasarım fabrikasındaki ürünlere sponsorluk yapacak. Göç projelerinden teknolojiye, sosyal projelerden mühendislik tasarımlarına kadar birçok yeni ürün öğrencilerin hayalleri ile gerçeğe dönüşecek. Aynı zamanda lisans öğrencileri projelerine patent alabilecek.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*