Kanunlar kimi koruyor?

İnsan hakları, insan yaratılalı beri var olan bir haklar bütünüdür. İnsan hakları insanın insanca yaşamasını sağlayan, anne karnından ölümüne kadar sahip olduğu bütün hakları içeren bir bütündür. Tarihin çeşitli evrelerinde bu hakların kapsam ve niteliği tartışılmış, çeşitli güncellemelerle günümüze kadar ulaşmıştır.

İnsanlık tarihi incelendiği zaman kutsal kitapların yanı sıra; Magna Carta, Amerikan Bağımsızlık Beyannamesi ve Evrensel İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi insan hakları ile ilgili düzenlemelerde çığır açmış belgeler olarak göze çarpmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (asm) Müslümanlara son seslenişi ve vasiyeti hükmünde olan Veda Hutbesi de insan hakları açısından bir manifesto hükmündedir.

Günümüzde insan hakları ve buna ilişkin kanun düzenlemeleri ile ilgili olarak temel görüş, anayasaların kişi hak ve özgürlüklerini kapsaması, bu hak ve hürriyetlerin korunmasının ise, devlet güvencesi ve sorumluluğu altında rahatça yaşanabilmesidir. Bu bağlamda anayasalarda bu haklara verilen önem, temel devlet politikaları ve uygulamaları incelendiğinde, özellikle gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerdeki kanunlar, uygulamalardaki sıkıntılar ve eksiklikler göze çarpmaktadır. Türkiye ve Osmanlı tarihine baktığımız zaman, ilk anayasamız olan Kanun-i Esasi’den, hâlâ yürürlükte bulunan 1982 Anayasası’na uzanan hukuk serüvenimizi incelediğimizde, darbe anayasalarıyla sekteye uğratılmış, düşe kalka günümüze ulaşmış bir insan hakları tablosu karşımıza çıkıyor. 1982 Anayasası derinlemesine incelendiğinde, darbe mahsulü bir anayasa olması nedeniyle ciddi insan hakları gasplarının bulunduğu bir anayasa olduğu görülecektir. Başta “adil ve açık yargılanma”, suç mahkemece sabit olmadan sanığın masum sayıldığı “masumiyet karinesi”, “fikir hürriyeti” gibi temel insan hak ve hürriyetlerinde ciddi sıkıntılar bulunuyor.

İçinde bulunduğumuz şu günlere kadar yapılan düzenlemelerin de bu hakların iadesi ve korunması hususunda yeterli olmadığı aşikârdır. Veda Hutbesi’nde en başta vurgulanan, yine İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre en önemli haklardan olan; yaşama, kişi emniyeti, can ve mal güvenliği gibi haklar ülkece geçirdiğimiz çeşitli antidemokratik yönetim ve uygulamalarla kesintiye uğratılmıştır. Sıkıyönetim yasa ve uygulamaları insanların bu en temel haklarını gasp etmiş ve farklı dönemlerde yürürlüğe girerek acı tabloların yaşanmasına meydan vermiştir.

Yazının devamına dergimizin Eylül sayısından ulaşabilirsiniz…

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*