Görenek belasıyla dünyayı âhirete tercih

Rızk-ı mecazîdir ki, sû-i istimalâtla
hâcât-ı gayr-i zaruriye
hâcât-ı zaruriye hükmüne geçip,
görenek belasıyla tiryaki olup,
terk edemiyor.

Bu zamanda mimsiz medeniyetin icabatından olarak hâcât-ı zaruriye dörtten yirmiye çıkmış. Tiryakilikle, görenekle ve itiyadla, hâcât-ı gayr-i zaruriye, hâcât-ı zaruriye hükmüne geçmiş. Ahirete iman ettiği halde, “Zaruret var” diye ve zaruret zannıyla dünya menfaati ve maişet derdi için dünyayı ahirete tercih ediyor.
(…)
Ekmek yemek, yaşamak gibi zarurî ihtiyaçlar haricinde başka hangi zaruret var? Sû-i ihtiyârdan, gayr-i meşru meyillerden ve haram muamelelerden tevellüd eden hareketler haramı helâl etmeye medar olamazlar. Sinema, tiyatro, dans gibi şeylerde tiryaki olmuşsa, mutlak zaruret olmadığı ve sû-i ihtiyârdan geldiği için, haramı helâl etmeye sebep olamaz.

Emirdağ Lahikası, Yeni Asya Neşriyat, 2018, s. 576

Bu acib asrın hayat-ı dünyeviyeyi ağırlaştırması ve yaşamak şerâitini ağırlatması ve çok etmesi ve hâcât-ı gayr-i zaruriyeyi görenekle, tiryaki ve müptelâ etmekle hâcât-ı zaruriye derecesine getirmesiyle hayatı ve yaşamayı herkesin her vakitte en büyük maksat ve gayesi yapmıştır. Onunla hayat-ı dîniye ve ebediye ve uhreviyeye karşı ya set çeker veya ikinci, üçüncü derecede bırakır. Bu hatasının cezası olarak öyle dehşetli bir tokat yedi ki dünyayı başına Cehennem eyledi.

Kastamonu Lahikası, Y. A. Neşriyat-2018, mektup no: 67, s. 11

Rızk-ı mecazîdir ki, sû-i istimalâtla hâcât-ı gayr-i zaruriye hâcât-ı zaruriye hükmüne geçip, görenek belasıyla tiryaki olup, terk edemiyor. İşte bu rızık taahhüd-ü Rabbanî altında olmadığı için bu rızkı tahsil etmek, hususan bu zamanda çok pahalıdır. Başta izzetini feda edip zilleti kabul etmek, bazen alçak insanların ayaklarını öpmek kadar manen bir dilencilik vaziyetine düşmek, bazen hayat-ı ebediyesinin nuru olan mukaddesat-ı diniyesini feda etmek suretiyle o bereketsiz, menhus malı alır.

Lem’alar, Yeni Asya Neşriyat, 2019, s. 253

Eğer iktisad edip hâcât-ı zaruriyeye iktisar ve ihtisar ve hasretse, 1 ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠّٰﻪَ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺮَّﺯَّﺍﻕُ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﻤَﺘِﻴﻦ sırrıyla, 2 ﻭَﻣَﺎ ﻣِﻦْ ﺩَٓﺍﺑَّﺔٍ ﻓِﻰ ﺍﻟْﺎَﺭْﺽِ ﺍِﻟﺎَّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺭِﺯْﻗُﻬَﺎ sarahatiyle, ummadığı tarzda, yaşayacak kadar rızkını bulacak. Çünkü şu ayet taahhüt ediyor.

Lem’alar, Yeni Asya Neşriyat, 2019, s. 253

Bu acib asrın bu acib hastalığına ve dehşetli marazına karşı Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın tiryakmisal ilâçlarının nâşiri olan Risale-i Nur dayanabilir ve onun metin, sarsılmaz, sebatkâr, hâlis, sadık, fedakâr şakirdleri mukavemet edebilir. Öyle ise her şeyden evvel onun dairesine girmeli, sadâkatle, tam metanet ve ciddî ihlâs ve tam itimad ile ona yapışmak lâzım ki o acib hastalığın tesirinden kurtulsun.
Umum kardeşlerimize birer birer selâm ve dua ediyoruz.

Kastamonu Lahikası, Y. A. Neşriyat-2018, mektup no: 63, s. 109

Dipnotlar:
1) Şüphesiz ki rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan Allah’tır. (Zariyat Suresi: 58)
2) Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, onun rızkını vermek Allah’a ait olmasın. (Hûd Suresi: 6)

LUGATÇE:
hâcât-ı gayr-i zaruriye: zorunlu olmayan ihtiyaçlar.
hâcât-ı zaruriye: zorunlu ihtiyaçlar.
hasretmek: mahsus kılmak, bir şeyle sınırlamak.
ihtisar etmek: indirgemek, sadeleştirmek.
iktisar etmek: sınırlandırmak, kısmak; yetinmek, kâfi görmek.
itiyad: âdet edinme, alışkanlık haline getirme, alışkanlık.
mimsiz medeniyet: başındaki “mim” harfinin çıkarılmasıyla “deniyet” olarak okunan ve “alçaklık, aşağılılık” anlamına gelen tâbir.
sarahat: sarihlik, açıklık.
şerâit: şartlar.
taahhüd-ü Rabbanî: Allah’ın vaad etmesi, kendi üzerine almış olması, garanti etmesi.
tiryakmisal: ilâç gibi, ilâca benzeyen.
meyl-i taharrî-i hakikat: gerçeği araştırma meyli, hakikati araştırma isteği.
namzed-i istikbal: istikbale aday, geleceği isteyen.
tasvir ve tezyin-i müddea: delil göstermeden iddiayı tasvir edip süslemek.
üssü’l-esas: temel esas.kaynağı.

Bediüzzaman Said Nursî
Bediüzzaman Said Nursî hakkında 60 makale
Kur’an’ı çağa tefsir ederek, “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, bu dünyadaki vazifem nedir?” sorularına cevaplar sunan, “iman-ı tahkiki”, “ahlâk” ve “istikamet” rehberi Risale-i Nur Külliyatı’nın müellifi.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*