KEYFİNCE LÜGÂT

Zor sorular

İnsan sorusuz yaşayamazmış. Aslında sorularımız cevaplarımızdan daha çok… Bugün biraz soru soralım. “Zor sorular…” dedik aslında… Yo yoo; zor sorular, zor…  “Kolay…” diyecektim de kolay değil. Adın neydi? Zor… Değil mi! “Adın neydi?” deyince orada […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Yaşamak denemeleri

Gelin, bugün biraz yaşamanın renklerini kurcalayalım. Şiirlerle kurcalayalım; kısa kısa, uzun uzun… İnce bir dokunuşumuz olsun yaşamaklara. Konuştu; konuşacağı kadar.Sustu; susacağı kadar.Yaşadı; yaşamak ne ise…Yaşamak bir şiir ise: Hece, aruz, serbest…Ve iç içe mevsimler…Gece gündüz […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Hayatın adımları

Hayatın adımları olur da, adımların hayatı olmaz mı! İşte bu adımlara mânâ kazandıranlar var. Yıllar önce gazeteden bir yazı kesmişim. Melek Ç. isimli bir hanımefendinin yazısı… 12 Kasım 1998… 21 yıl olmuş ve bu yazı […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Leyla ve Mecnun

Leyla ve Mecnun… Buna benzer neler vardı? Başka aşk hikâyeleri de değil mi? Leyla ve Mecnun, Ferhat ve Şirin gibi aşk hikâyeleri toplumun hâfızasına kazınmış. Bugün Leyla ve Mecnun’un aşk hikâyesine bakalım. Aşk… herkesin tanıdığı […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Ayna var

Radyoya gelirken baktım yanımda bir motorcu… Hafif dokundu arabaya ve bir şeyler söyleyip gitti. Suçluydum, çünkü aynaya bakmadan direksiyonu sağa kırmıştım. Ne dedi delikanlı, biliyor musunuz: “Ayna var, ayna!” “Karakolda ayna var” diye de bir […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Çocukluk

Hâtıra dendi mi aklınıza en çok ne geliyor? Neleri hatırlıyorsunuz? Çocukluğunuzu, değil mi? Çocukluğunuzun geçtiği yerleri… Neden çocukluğumuzu hatırlarız? Çocuklukta yalan yok. Çocukluk samimiyet dolu, çocukluk ânı yaşar. Derler ki, çocuğun hafızası yok; o yüzden […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Kapı

“Kapı” gibi kelime değil mi? Kapı… Bir kapı bulsak… Kapılanmak… Bir kapıya sığınmak… Kapı üzerine neler var neler… Şiirler, deyimler yazılar… Elbette ki var; ne demek istiyorum? Bir kapı açılacak bize. Peki kapılar hep açılır […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Taşra

Aşina bir kelime değil mi? Taşra… Bilmeyenimiz yok. Dışarı demek… Taş, dış… Acaba taş kelimesi de oradan mı geliyor! Dışarıdaki… İç kısmına ne diyeceğiz? Yani içeriyle dışarıyı ayıran anlamında mı! Düşünülebilir. Yakın duruyor çünkü. Bir […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Sesler ve sessizlikler

Yaşamak… Bir sese kulak vermek… Bir sazın, bir gitarın tellerine, yaprakların sesine, sessizliğin sesine… İnsan hep bir arkadaş arar. Kendisiyle arkadaş olduğu kadar da başkasıyla arkadaş olur, diyebilirim. Bu yüzden insan bir ses arar. Mehmet […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Ölüm

Rüştü Onur diye genç bir şair… Yirmi iki yaşında ölmüş. Ölüme gidişini şöyle anlatıyor: “Önce öksürüverdim, öksürüverdim hafiften. Derken ağzımdan kan geldi. Bir ikindi üstü; durup dururken… Meseleyi o saat anladım. Anladım, ama iş işten […]