OVERTHINK SAATİ

Gün geçmiyor ki sosyal medyadan yeni bir kelime öğrenmeyelim. Overthink de bu kelimelerden bir tanesi. Kelime anlamına baktığımızda “fazla düşünmek”, “aşırı derecede düşünmek” olarak karşımıza çıkar overthink. Yine overthinker da fazla düşünme eylemini gerçekleştiren kişidir. “Overthink saati” ise gün içerisinde bu fazla düşünme eylemini yaptığımız anlardır. Bugünkü overthink saatimizde sadece insanlara özgü bir özellik olan şeyi yapacağız: Düşünmeyi düşüneceğiz.

Düşünmenin insana özgü bir eylem olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla insan düşünebilen bir canlıdır. Bu özelliğimizi elbette ki çokça kullanmamız gerekmekte. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de de insanın düşünebilen bir varlık olduğu vurgulanmış ve çokça düşünmemiz emredilmiştir. Günlük hayattaki olayları, durumları düşünebildiğimiz gibi hayatımızın genelini ilgilendiren düşüncelere de sahip oluruz. Hatta daha da öteye giderek “Necisin? Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun?” gibi varoluşsal soruların cevaplarını da sıkça düşünürüz. Evet düşünme özelliğimizi sıkça kullanmalıyız. Ancak her şeyde olduğu gibi düşünmede de aşırıya kaçtığımızda bize zarar veren beynimizi çürüten, ruhsal olarak çökkünlük yaşatan bir eyleme dönüşebilir. Geçmişte yaşanan ya da gelecekte yaşanması muhtemel olan herhangi bir konu hakkında zihni gereğinden fazla meşgul eden, sıklıkla tekrar edilen olumsuz düşüncelere overthink diyebiliriz. Overthink yaptığımız düşünceler zihnimizde bir döngü halinde tekrar tekrar canlanır ve kişi düşüncelerini kontrol edemediğini düşünmeye başlar.  Sıklıkla kendini tekrar eden ve bize zarar veren düşünceleri zihnimizde tutmak endişe, korku ve olumsuz düşüncelerin yaygınlaşmasına yol açar. Over­think bireyin günlük yaşamdaki hayat kalitesinin düşmesine neden olarak ruhsal çökkünlük yaşamasına sebep olur. Overthink yaptığımız düşünceler kaygı, stres, üzüntü, pişmanlık, korku, öfke gibi duygusal belirtiler ortaya çıkarabileceği gibi boyun ve sırt ağrıları, mide bulantısı, göğüste daralma, süreğen huzursuzluk ve baş ağrısı gibi fiziksel belirtilere de yol açabilir. Sıklıkla tekrar eden bu olumsuz düşünceler bize zarar verdiği gibi ilişkilerimizde ve iş hayatımızda da problemler ortaya çıkarabilir. İnsan ilişkilerinde gerçeğe uygun olmayan düşüncelerle sağlıklı bir ilişki kurmamız mümkün olmaz. Sürekli bir düşüncemizin zihnimizi meşgul etmesi dikkat ve odaklanma problemlerine yol açarak potansiyelimizi işimize yansıtmamıza engel olur.  Özellikle depresyon ve anksiyete bozukluklarında sıkça karşılaştığımız düşünce biçimidir overthink.

Bir düşünceye saplanıp takıntılı kalmanın bize zarar verdiğini öğrendik. Peki insan bu durumun kendisine zarar verdiğini bilerek neden yapar? Bunun altında yatan pek çok neden olabilir. Birey bu durumu kendini rahatlatmak için savunma mekanizması olarak kullanabileceği gibi olaylar üzerinde kontrol sağlama isteğini de yine aşırı düşünme ile sağlayabilir. Hatta bu kontrol sağlama isteğini bir nebze fazla düşünme ile gerçekleştirmek bireye kısa geçici bir lezzet de verebilir. Yine mükemmelliyetçi yapıda olan insanlar hata yapmak istemedikleri için aynı olayı tekrar tekrar düşünme eğiliminde olabilirler. Kaygılı kişiler de olayları, kararlarını sürekli olarak sorgulama eğiliminde olabilirler.

Peki ya bu durumla başa çıkmak için neler yapabiliriz?

Yapılan araştırmalarda gün içerisinde bir insanın ortalama 4 bin düşüncenin zihninden geçtiği tespit edilmiş. Yani çok fazla düşünce zihnimizde yer alıyor. Ancak bunlardan belki birkaç tanesini “overthinkliyoruz.” Öncelikle bize zarar veren düşünceler hangileri bunları tespit etmekle işe başlayabiliriz. Çünkü farkında olmadığımız bir durumla baş etmek için uğraşmayız. Daha sonra bu düşüncede yer alan durumların bizim kontrolümüzde mi yoksa kontrolümüz dışında mı olduğunu düşünmeliyiz. Eğer kontrolümüzde olan bir durum varsa değiştirmek için neler yapabiliriz ona bakmalıyız. Ancak kontrolümüz dışında olan bir durumsa ve değiştirmek için bir şeyler yapamayacaksak o zaman durumun kontrolümüzün dışında gerçekleştiğinin farkına varıp kabullenmeliyiz. Bireyin hayatta her zaman kontrolünde olan ve olmayan durumları ayırt etmesi psikolojik sağlamlığını artıracaktır. Çünkü pek çok durum bizim kontrolümüz dışında gerçekleşebilir.

Bir diğer husus düşüncenin yok olması ya da durdurmak için çabalamak. “Kırmızı arabayı düşünmeyin” Evet bu cümle kırmızı arabayı düşünmememizi söylüyor. Ancak bu cümleyi okuyan herkesin zihninde kırmızı bir araba hayal edilmiştir bile. Buradan şunu anlıyoruz ki zihnimize bir şeyleri düşünmeme telkini vermek ya da düşünmeyi durdurmaya çalışmak bizi daha çok o durumu düşünmeye sevk ediyor.  O zaman durduramadığımız bir şeyin geçmesine izin vermeliyiz. Düşüncelerin de duygular gibi zihnimizde belirli bir yer edinme süresi vardır. Eğer biz bu düşüncelerin zihnimizde kalması için pekiştireçler vermezsek süresi bittiğinde geçip gidecektir. Ancak biz işlevsiz düşüncelerin sayısını artırarak düşüncemizin kalması için çaba sarf edersek o zaman düşüncemiz bize zarar vermeye başlar. Bu durumdan kurtulmak için şöyle düşünebiliriz: Bir nehir kenarında oturmuşuz ve nehrin üzerinde tahta parçaları sıra sıra ilerliyor. O tahta parçaları bizim düşüncelerimiz olduğunu kabul edersek bırakalım nehirdeki yolculuklarına devam etsinler.

Davranış ve düşünce değişikliğinin en etkili yollarında birisi de yerine başka davranış ve düşünce bulmaktır. Zihnimizi gereğinden fazla meşgul eden gerçeğe aykırı işlevsiz düşünceleri tespit edip bunları gerçeğe uygun alternatifleriyle değiştirerek kurtulabiliriz.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*