A/RAFTAKİ ADAM

Adam devirmiş kitapları…

Okumuş da okumuş.

Kâinat Kitabı’nı bile…

Bakmış ki kendisi de bir kitap…

İndirmiş kendisini raftan.

 

İLKE/L

İlkellik varsa bir yerde; ilke yok o ülkede.

NEFES

Evet, evet… Her nefes taze bir başlangıç, yeni bir mevsim, taptaze bir resim ve aynalarda her dem yepyeni sen!

KOLAY YOL

Ne peki; kolay yolu… yolları kolay kılmanın? Akıl ve kalp karışımı macun tavsiye ediliyor.

BİR KAMYON HÜZÜN

Eski bir kamyon gibi…

Atılmak bir köşeye…

Nasıl bir hikâye?

C/ÂN GÜZELLİĞİ

Bir c/ân yaşadığımız…

KERE VE KARE

Bıktım.

Aynı şeyleri şeyliyorsun.

Kaç kere değişiyor bir film karesi!

Sen neyliyorsun?!

ORTALIK

Ortalığa düşme;

Sen de ortalık olursun;

İstersen dene[me!]

AKREP VE YELKOVAN

Bak şu yılların uçarılığına!

Nereye, ne çabuk gidiyorlar!

Beter savruluyor takvim yaprakları!

Anladım; kanatları var zamanın.

Biri akrep biri yelkovan…

Uçup gidiyor durmadan.

CEHALET KARASI

İnsanca yaşamanın faturası ağırsa; orada körler, sağırlar çoktur.

AYRILIK VE ÖLÜM EVİ

Gözümüzü alıyor dünya.

Şaşaalı vitrinler harika!

Ölüm ötelere atılıyor;

Unutuluyor hattâ.

 

Gelenler öteye gidiyor gün gün.

Bitmeyecek gibi, her şey yerinde gibi…

Ayrılık ve ölüm diyarında…

Uzayıp gidiyor emellerimiz.

ALABORA ZAMANLAR GÜNLÜĞÜ

Bu ne telâşe; bitmeyen emeller!

Dünya… iki nefes arası…

Ne de çabuk geçiyor zamanlar…

Deniz çok dalgalı…

Ağırlıkları atmanın tam sırası!

SAADET

Saadet…

Gözlerimde bir kıvılcım…

Avuçlarımda bir kuş kıpır kıpır…

Çırpınır…

 

Adımlarımda bir adres heyecanı…

Saadet…

Bir bahar kervanı…

Her nefes beni bulur…

KENDİM VE HERKES

Herkesi kendim zannedip konuşuyorum da… biraz da kendimi herkes zannedebilsem!

S/ÖZ VE SİLAH

Silahta sihir yok; zehir var. Şiir hiç yok. Zaman “s/öz zamanı…” Bakmayın rütbelerin, makamların görüntüsüne, silahların gürültüsüne; sesinizi yükseltin; insan/lık duyacak.

MUHABBET

Orda bir dağ; burda bir özlem…

Orda bir Şirin; burda bir Ferhat…

Ya aşk bunun adı ya da feryat…

Orda bir bulut; burda bir rüzgâr…

Orda bir gökyüzü; burda bir hayret…

Uzayıp giden muhabbet…

SUS SESİ

Ben her şeyi söyledim.

Sıra onda;

Susuyor.

S/UÇ

Uç fikirler suçsa; orada fikir uçlanmaz.

SABAH NEFESLİ ZAMANLAR

Yeni şeyler söyle;

Dünya her ân taze bir hikâye…

İLETİŞEMEYİŞ

Sözüm ona; “iletişim çağında” ikide bir gezden/gözden/arpacıktan söz edip bulduğunuz “iletişim” araçlarının “göstermelik” olduğunu yine siz isbatlayabilirdiniz ve “başardınız!”

TELÂŞE

Yaşamak bir telâşe olduğunda…

Kalsın!

GECE VE BEN

Bir saadet gibi sokulur gece…

Aydınlanır karanlık y/ânlarımız.

Ve rüyalarımız.

Uyanırız birden…

Ki…

Yıldızlar dökülür gözlerimizden.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*