Fikir Hatları Treni

Geceleri çavdar başaklarını savuran imbatlardan

Gurubun mor başaklarına varıncaya değin

Gitmek ve son olmak uğruna…

Fikir hatları treninde vakit şimdi öğlen

O kadar hızlı ki gözümden geçenler

Hayaller süslüyor lavanta bahçelerini aklımın

Avcumda hissederken taştan çıkan suyun ıslaklığını

Ülkemin her karışında mor sümbüller, sarı papatyalar ve gelincikler…

Duvarlara vuran ateşin sıcaklığı içinde, döşekteki çocukluğum

Adımlarla paslanan toprak yolların sonunda bulduğum dut ağaçları, armutlar, erikler

Bu dil konuştuğundan çok hissetti yaşamı o an.

Fikir hatları trenininde bir mola

Karlı dağların avucunda ıhlamur çayı servisi

Tüten bacalardan çıkan duman, kaplamış şehirleri

Burnumda gürgenler ve kestaneler

Ufkun gözleri hep mutlu hep neşeli.

Fikir hatları treninde ikindi vakti şimdi

Mısır püskülü, fındık çotanları

Yağmurlar farklı yağar artık sonraları

Toprağın kokusu farklılaşır

Güneşin batacağı yerde kara bulutlar beliriverir

Önümüzü görmek bir hayli zor bu zamandan sonra

Dinginleşen tek sular değil artık bir ruhtur bulutların ardında

Bir ruhtur bilenen bıçakların ucunda

Sıcaklığının son demini hissederken güneşin

Kimine gölgesini hatırlatır kimine kara bulutları

Kapalı gözlerimde gül bahçelerini yaşarken

Bir dağın hasretiyle uzaklaşan güneşin

Sıcaklığından mahrumdur tenim.

Ne sevda yelleri eser artık gönlümden

Ne de kardeşiyim gökyüzünde uçan serçelerin…

Fikir hatları vapurunda vakit akşam artık

Hızımız vapurlarla yarışır artık

Dinmez yerleri sarsan değneklerin sızısı

Ayın ışığında dinler eski akşamların tınısı

Yukarıda bir iki yıldız aşağıda bir kaç lamba

Bakan olmaz artık şu ağızdan çıkan lafza

Sönmüş kalpteki ateş yanmaz bu akşamlarda

Ne uyku gelir göze ne bir fikir gelir aklıma

Vakit ilerledikçe sıkar toprağım tenimi

Bu gökyüzünün çehreme son gülüşü öyle mi?

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*