R-İSÂLE

İlim bir şehir; kapısı Ali…

Risâle bu asırda onun timsâli…

 

Hakkı görmek istersen eğer;

Söz Bir ile yürümeli meğer.

 

Nedir dersen kimliğ-i nübüvvet?

On Dokuzuncu Söz hem Mektup; evet!

 

Her ân esmâ ile bu hayat, bu ölüm…

Nur’suz bir hayat kör, kötürüm.

 

Ömrüm Risale ile ersin visâle…

Risâle dediğin ana isâle…

….

SON ADAMIN HÜVİYETİ

Zerreden şemse her şeyin, ezelden ebede bütün zamanların Sahibini, çiçekleri ince nazik dokuyan Sanatkârı görmeyen gözlere sokan…

Her şeyi esmâ esmâ okuyan…

“İnsanlığı kurtarmaya cennetten inen el.”

Âhirzamanda ölü ruhları ayağa kaldıran…

Akla ve kalbe seslenen kelimeleriyle özümüzü, yüzümüzü güldüren…

İnkâr-ı Uluhiyet fikrini zîr ü zeber eden…

Carpe diem’in hakiki anlamını elimize verip bizi zamanla, hayatla, ölümle barıştırıp insanı ân’da buluşturmanın yollarını açan…

Madde ile mânâyı macun yapan…

Padişahlık yerine meşveret-i hakikiyeyi ihbar eden son muhbir-i hakikat…

SAİD NURSÎ’NİN SİTEMİ

“Beni anlamıyorlar ya da anlamak istemiyorlar.”

diyen birinin/Nursî’nin sitemi kim/ler/edir?

BİR MEDENİYET TARİFİ (ÖRNEĞİ)

Medeniyetin olduğu yerde, emniyet içindesinizdir; kapınızı sabahleyin sütçüden, ekmekçiden başka çalan olmaz. Kanun önünde herkes eşittir. Adım başı yasaklar mı; o da ne! Gülen yüzler ortalığı kaplar. Asık suratlar alıcı bulmaz. Kuşların, kedilerin, ağaçların hayat hakkına saygı duyulur. Kimse kimsenin huzurunu bozmaz. Ben yaptım oldu’lar olmaz. Sokakların ismi, kendisi öyle kolay kolay değişmez. Diploma almışsan onu süs olsun diye duvara asmaz, birisine kiraya vermezsin; o diploma değerini bulur. Tecrübenin peşine düşülür. İnsan, “insan” doğduğunun tarifsiz hazzını yaşar.

OKUNMAMIŞ MEKTUPLAR

Kâinat Mektebi’ nin mektuplarını açmadan, içmeden, okumadan buradan gidenler o kadar, o kadar çok ki…

TEFEKKÜR KAÇAKLARINA

Unutun dünyayı biraz. Şu an pırıl pırıl bir ay var. Sıkıldıkça aya, gökyüzüne, yıldızlara bakın; borcunuzu harcınızı unutursunuz biraz. Gözünüz gönlünüz yerine gelir.

“PARALANMAK” YA DA YANLIŞ HESAP

Para bu kadar mı öne çıkacaktı!

Bu kadar fakir/cimri mi olacaktık; zenginleştikçe! Kalbimizi bu kadar mı terk edecektik! Akıl bu kadar mı ukalâ olacaktı! O kadar hesap yapıp bir o kadar yanılacak mıydık? Telâşe, endişe, kargaşa, şamata, gürültü, yalan, propaganda, riyakârlık, göz boyamacılık, değer bilmezlik bu kadar mı tavan yapacaktı!

NEZAKET

Doğruları/yanlışları en yakınlar sakin sakin konuşamazken; öte/ki/lere nasıl gider ki hakikat! Önce aramızda medenî olalım; yoksa ötesine laf ü güzaf derler.

HİCRET

“Hicret nedir?” diye soruyorsun oğlum!

Sanattan Sanatkâr’a yolculuk benim anladığım.

MİRAS

Ara sıra gökyüzüne bak;

Dalıp gidiyorsun çarşı pazar.

 

Azar azar ölüyorsun her nefes;

Belki bir besten bile yok!

ŞÜKÜR YANİ FARKINDA OLMAK SANATKÂRIN

Şükrün ne mânâya geldiğini bilmediği belli ki maaşını niye beğenmiyorsun, ey şükürsüz, diyor. Şükür; nimetin asıl sahibinin kim olduğunu bilip O’nun adıyla çalmak kapıları. Kavramların ne olduğunu bilmeyince işin rengi bulanıklaşıyor.

İSTİFA/DE

“Dört” ihtiyacımı kırka çıkarıp elime “dert” ihtiyaçlar listesi tutuşturan “bu medeniyet”ten istifa etmezsek; hayattan istifade edemeyiz.

SONBAHAR ÇARŞISI

Satılık sonbahar… “Dikkat” fiyatına… Gitti gidiyor!

ÂŞIK VEYSEL’İN GÖZLERİ

“Dileğin var ise iste Allah’tan;

Almak için uzak gitme topraktan;

Cömertlik toprağa verilmiş Hak’tan.” diyor Veysel ve

Sanatı görüp Sanatkârı gör/e/meyenlere bedel… iki sefer görüyor ve yani sonsuz sefer… Zafer bu, işte; görmek bu! Görmek; bu!

YAŞAMAK (SANATI) ÜZERİNE

Ağız tadıyla yaşamayı zorlaştıranların; ağız tatları bozuk olsa gerek. Onlar yaşamayı unutmuşlardır; mevsimleri görmez. Yaşamak, rüyadan daha rüya hallerdir; onlar bu rüyayı görmez. Usûlen yaşarlar. Onların tat diye, koku diye, his diye bir hisleri yoktur. Sonra; yaşamak bir sanattır. Bu sanattan anlamak da öyle herkesin harcı değildir. Bu yüzden çok kişi hayatı harcar; çok azı yaşar. “Yaşamak kolayı”nı zorlaştıranlardan uzak durmanın bir yolunu bulmalı…

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*