Pazar gençleri, Genç Yorum okuyor

Gençler, “Genç Yorum bizi geleceğe hazırlıyor, bizi yetiştiriyor.”

Şanlıurfa- Genç Yorum

(Yusuf Tarık)

Liseli gençler her hafta pazar günleri Risale-i Nur dersleri kapsamında bir araya geliyorlar. Bediüzzaman Vakfı’nda başlarında eğitimciler eşliğinde hem dini bilgiler öğreniyorlar hem de arkadaşlık ilişkilerini geliştirip güzel zaman geçiriyorlar.

Pazar gençleri, aynı zamanda aylık yayınlanan Genç Yorum dergisine abone olup, dergiden genç yazarlarla tanışıyor ve Risale-i Nur perspektifinde deneme, makale, kitap kritik, fotoğrafçılık sanatı ve araştırma inceleme gibi çok farklı alanlarda yapılmış çalışmaları okuyorlar ve kültürel zenginlik ve sağlıklı bakış açısı kazanıyorlar.

Zaman zaman da haftalık derslerin arasında okudukları dergiden yazıları topluluğa okuyarak paylaşıyorlar.

Gençlerin dergi abone işlerini takip eden eğitimci Ali Said, “Gençler Genç Yorum dergimize abone oldular. Vakfımız da abone ücreti noktasında gençlere katkıda bulunuyor. Böylece kültürel olarak da gençlerimiz yetişiyor. Risale-i Nur süzgecinden geçmiş yazılarla, yorumlarla muhatap oluyorlar. Kendi yaş gruplarında genç arkadaşlarının yazısını okumak, gençleri yazı yazmaya motive ediyor. Bundan dolayı zaman zaman Genç Yorum’a şiirler gönderiyorlar ve denemeler yazıyorlar.” Dedi.

Ayrıca Genç Yorum okuyucusu liseli gençler her dönem bir farklı şehre okuma programına gidiyorlar. Böylece gençler çok yönlü olarak geleceğe hazırlanıyorlar.

Genç Yorum abonesi lise öğrencisi Hakan abone olduğu dergiyle ilgili olarak, “Dergimiz her ay ilginç konularda bize rehberlik yapıyor. Ele aldığı konularla bizi geleceğe hazırlıyor. Mesela geçen aylarda evlilik konusunu ele almıştı. Sonra sanat konusunu ele aldı. Bunlar bence çok önemli. Dergimizi seviyoruz.” Dedi.

Yine dergi abonelerinden Enes de, “Dergide çok kaliteli yazılar var. Bize farklı bakış açıları kazandırıyor. Ben de yazılar göndermeyi düşünüyorum. Dergide emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” dedi.

Liseli Yusuf Tarık da Genç Yorum’la ilgili olarak, “Genç Yorum’u seviyorum. Her ay alıp ilgi duyduğum bölümleri okuyorum. İnsanı yazı yazmaya teşvik ediyor. Fotoğrafçılık, deneme, günlük gibi yazı, çizi kabiliyetlerini harekete geçiriyor. Ben de ud enstrümanı kullanıyorum. İleride musiki ile ilgili düşüncelerimi yapmak istiyorum.” Dedi.

Pazar gençlik topluluğu her pazar Bediüzzaman Vakfı’nda bir araya geliyorlar ve zaman zaman da yeni arkadaşlarını getiriyorlar.

Gençler, Ramazan ayı münasebetiyle, pazar günü ‘gençlik iftarı’ yapacaklar ve yeni yeni arkadaşlarını bu programa davet edecekler.

Liseli gençler kendi gruplarıyla yakından  ilgilenen Bediüzzaman Vakfi gönüllüsü eğitimcilere de teşekkür ediyorlar.

 

Okuma ve yazma demans riskini azaltır

Bilimsel bir araştırma; okuma, yazma ve yeni diller öğrenme gibi zihinsel aktivitelerin demans (bunama) riskini yüzde 38 oranında düşürebileceğini ortaya koyuyor. Çalışma, dünya genelinde milyonlarca insanın bu yöntemlerle hastalığı önleyebileceğini veya geciktirebileceğini öne sürüyor. Demans, küresel ölçekteki en büyük sağlık tehditlerinden biri olarak kabul ediliyor. Dünya genelinde bu durumla yaşayan insan sayısının 2050 yılına kadar üç katına çıkarak 150 milyonu aşması bekleniyor. Uzmanlar, bu artışın gelecekteki sağlık ve sosyal bakım sistemleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağı uyarısını yapıyor.

Zihinsel faaliyetler bilişsel sağlığı koruyor

Chicago’daki Rush Üniversitesi Tıp Merkezi’nden araştırmacı Andrea Zammit, ileri yaştaki bilişsel sağlığın, hayat boyu maruz kalınan entelektüel uyaranlardan güçlü bir şekilde etkilendiğini belirtiyor. Araştırma kapsamında, başlangıçta demansı olmayan ve yaş ortalaması 80 olan 1.939 kişi yaklaşık sekiz yıl boyunca takip ediliyor.

Katılımcıların hayatlarının üç farklı evresindeki bilişsel alışkanlıkları inceleniyor:

18 yaş öncesi: Kitap okuma sıklığı, evde gazete ve atlas gibi kaynaklara erişim, yabancı dil eğitimi.

Orta yaş: Kütüphane kartı sahipliği, müze ziyaretleri ve çeşitli yayınlara abonelik.

İleri yaş: Okuma, yazma ve oyun oynama faaliyetlerinin sıklığı.

Hastalığın başlangıcında 5 yılı aşan gecikme

Neurology dergisinde yayımlanan sonuçlar, zihinsel olarak en aktif olan yüzde 10’luk kesimin, en az aktif olan gruba kıyasla Alzheimer riskinin yüzde 38, hafif bilişsel bozukluk riskinin ise yüzde 36 daha düşük olduğunu gösteriyor.

Uzmanlar, demansın yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası olmadığını, kütüphaneler ve eğitim programları gibi zenginleştirici ortamlara erişimin hastalığın görülme sıklığını azaltabileceğini ifade ediyor.

 

Yapay zekâ interneti de istila ediyor

Sosyal medya platformları ve arama motorları, yapay zekâ tarafından saniyeler içinde üretilen metin, görsel ve videoların istilasına uğramış durumda. Bu içerik dalgası, dijital okuryazarlığı bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor.

Gelişen yapay zekâ teknolojileri, internet dünyasında yeni bir dönemi başlatırken beraberinde “dijital kirlilik” tartışmalarını da getirdi. İnternet, tarihinin en büyük ve en belirsiz dönüşümlerinden birinin eşiğinde duruyor. Yapay zekâ devri, bilgiye erişimi hızlandırıp sınırları zorlarken; madalyonun öteki yüzünde devasa bir ‘bilgi enkazı’ birikmeye başladı.

Konu ile ilgili haberlere göre bir zamanlar bilginin demokratikleşmesi olarak kutlanan dijital dünya, bugün algoritmalar tarafından seri üretimle çoğaltılan bir ‘veri çöplüğüne’ dönüşme tehdidiyle karşı karşıya. Bu yeni dönemin en tartışmalı kavramı ise, dijital ekosistemi sessizce istila eden ‘slop’ içerikler. Tıpkı sanayi devrimi sonrası çevrenin kirlenmesi gibi, yapay zekâ devri de internetin bilgi saflığını bozarak ‘dijital kirlilik’ tartışmalarını gündeme taşıdı. İnternetin bir bilgi kaynağı mı yoksa devasa bir yanılsama havuzu mu olduğu sorusu, dijital okuryazarlığı bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor.

İnsan üretimi içerik “lüks” mü oluyor?

Yapay zekânın maliyeti düşürmesi ve hızı, editöryal süreçlerden geçen insan odaklı içerikleri daha maliyetli ve nadir kılıyor. Dijital strateji uzmanları, yakın gelecekte “İnsan tarafından yazılmıştır” ibaresinin, gıdalardaki “organik” sertifikası gibi bir prestij ve kalite göstergesi haline geleceğini öngörüyor. Kişisel deneyim, gerçek gözlem ve derinlikli analiz içeren metinler, yapay zekânın “ortalama” çıktılarının yanında daha değerli bir konuma yükseliyor.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*