Merhaba Genç Yorum okurları;
Bahara “merhaba” derken, bu ayki sayımızı dünyalarımızı bahara çeviren ve kâinat bahçesinin en nadidesi olan Gül-i Muhammedî (asm) ile güzelleştirdik.
Kâinat ağacının çekirdeği ve meyvesi… Nasıl ki bir ağaç; çekirdeğinde yazılan programın mücessem (somutlaşmış) halidir; ağacın asıl meyvesi de meyvesinin kalbindeki çekirdeğidir. Çekirdekteki program mücessem hale gelir yani ağaç olur; ağaç da yine meyvenin kalbindeki çekirdekte hülâsa edilir. Bu temsilî kıyas gibi, âlem ağacının da bir çekirdeği ve bir meyvesi vardır.
Esmâü’l-Hüsnâ çekirdeği insanın fıtratına dercedilmiş, yani yaratılış gayesi olarak yerleştirilmiş; o esmâ hazinesindeki parlak yıldızlar ise bütün âleme saçılmıştır. Bu esmâyı, kâinattaki her zerrede ve yıldızda okuma kabiliyetiyle donatılan insan, “âlem sergisini” seyretmek için dünyaya gönderilmiştir. Her biri birer Esmâü’l-Hüsna muallimi olan Enbiya Aleyhimüsselâm da kıyamete kadar gelecek insanlara bu esmâyı ders vermişlerdir.
En son vazifelendirilen muallim ise; esmâyı en mükemmel, en detaylı ve küllî şekilde ders veren; o esmâ derslerinin okunması esnasında gereken âdâb derslerini de kavlen ve fiilen öğreten Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm olmuştur. O ki; kâinatta yazılan bütün esmâyı okumayı ve Âlemlerin Rabbi’ne karşı nasıl bir edep içerisinde bulunulması gerektiğinin muallimliğini bizzat ifa etmiş; kendisinden sonra gelecekler için yıldız misali rehberler yetiştirmiş ve kıyamete kadar o esmâyı ders verecek ümmetinden vârisler gönderileceğini de müjdelemiştir.
Kâinat kitabı elbette bir “Muallim-i Ekber” ister. Zira anlaşılmayan bir kitap, muallimi olmazsa manasız bir kâğıttan ibaret kalır.
Bu sayımızda hem kendinizi hem de kâinatı keşfetme yolculuğunda sizlere rehberlik edecek, semavî fermanlı Resul-i Ekrem Efendimizden bahseden pek çok yazı bulacaksınız. Özellikle “Muhammed-i Arabî” dosyamızda; âhirzamanda unsuriyetperverlik, ırkçılık ve etnik ayrımcılığa karşı Risale-i Nur’da bu isme neden özel bir vurgu yapıldığına dikkat çektik. Efendimiz (asm) için kullanılan ve tespit edebildiğimiz 174 isim ve vasfı lügat manalarıyla birlikte anlatmaya çalıştık.
Günümüz sosyal medyası “beğeni” üzerine inşa edilmiş durumda. Ne yazık ki insan fıtratındaki bu duygu, kişinin kendisini Hakk’a değil halka göstermesi şeklinde tezahür ediyor. Rıza-i İlahî’nin yerini insanların takdiri almış; en çok beğeni alanlar toplumda “rol model” oluyor. İşte bu sayımızda; fani insanlar tarafından değil, Kâinatın Sultanı tarafından sevilecek bir hayat tarzını bize bizzat gösteren; her kesimin kendi hayatı için referans alabileceği o mükemmel şahsiyeti anlatmaya gayret ettik.
Madem sevmek istiyoruz; işte sevilmesi gereken tüm güzelliklere sahip bir insan… Madem sevilmek istiyoruz; işte bizi Kâinatın Sahibi’ne sevdirecek güzellikleri hayatımıza yansıtacağımız bir model…
Sizlere, faydasız muhabbetlerden kurtarıp dünyanızı güzelleştirecek ve ebed diyarında yoldaşınız olacak bir Zât’ı (asm) anlatan yazılarla, bir demet gül sunuyoruz.

İlk yorumu siz yazın