Dua

Dualar yaşatıyor beni.

Yani ki…

Bir dua olduğum’çün yaşıyorum.

 

Neylerdi çekirdek duasız?

Neylerdi bir anne çölde?

Balık denizin dibinde?

ESMAN AŞKINA

-Hilmi Yavuz’a şifa dileklerimle…-

Ayakta durmak istiyorum.

Eskisi gibi yürümek…

Ya Kayyûm…

 

Bu ağır ağrıları alacak Sensin.

Bu sağır ilaçlardan kurtar beni.

Ya Şâfi…

 

Pamuk gibi, kuşlar gibi…

İncecik yapraklar gibi hafif, nazik olayım.

Ya Lâtif…

 

Beni Sen duyarsın.

Hekimler hekimi Sensin.

Ya Hakîm…

 

Yonu yastıklara yaslanıp…

Okumak, yazmak istiyorum.

Ya Mütekellim…

 

Temizle beni şu paslarımdan.

Pas geçme beni…

Sen Sonsuz Zengin; ben fakir…

Ya Tâhir…

SON/SUZ DURAK

Takatin var mı beklemeye?

Ya gelip gittiyse?

Bekle bekle; gelmez.

 

Gördüklerini o belleyip…

Çakma çıkma adamlarla…

Yola çıkmışlarsa…

 

Yoo; iyi bak yola.

Belki bir iz bulursun.

Bir lem’a, bir şuâ…

 

Hayatlar çeşit çeşit…

Hangisi neye eşit?

Ey son mürşit!

 

Çok gezdim satırlarda.

Akıl-kalp arası sözler aradım.

Aradım buldum sonunda.

 

Adama bak; demem diyor.

Biliyor kimin kim olduğunu.

O gelince Deccal’in solduğunu.

AYAR

Şeffaflık olsun; ölsün karanlıklar.

Yoksa daha var; insanlık çok arar.

 

İşte yakam; gelsin haklılar.

Çalınmış çırpılmışım; beni kim sorar?

 

Dokunma teline, diline; kolay mı karar!

Bu kan niye burda; ya bu istilâlar?

 

Bu perdeler niye kalın; ne bu bitmez istitar?

Gebersin nemrutluk, putluk diye ve şâvirhüm fil emr, ayar…

 

Değilse münafık ve zalimler;

Gasbeder, çalar, soyar.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*