Ey nur-u Risaletten gelen bir bürhan-ı Kur’ân!
Ey sırr-ı Furkan’dan çıkan hüccet-i iman!
Sendin bize matlub, yine sendin bize mev’ud,
Sayende bugün herkes olur zinde ve mes’ud.
Her an seni bekler ve sayıklardı bu dünya,
Hak kendini gösterdi, bugün bitti o rüya.
Bin üç yüz senedir toprağa dönmüş nice milyar
Mü’min ve muvahhid seni gözlerdi hep ey yar!
Her hepsi de senden yana söylerdi kelâmı
Her hepsi de her an sana eylerdi selâmı.
Nur çehreni açsan, atarak perdeyi yüzden
[1]ََم ْ ا اْزََدْْد ُُت َيَ ۪۪قيًنًا 1 yine ruhum bana Söyler
Vallah, ezelden bunu ben eyledim ezber:
Risalei’n-Nur’dur vallah o son müceddid-i ekber.
Yüzlerce sened, hem nice yüzlerce işaret,
Eyler bu mukaddes koca davaya şehadet.
En başta gelen şahid-i adl Hazret-i Kur’ân
Göstermiş ayanen otuz üç yerde o bürhan.
[2]َا ُُم ْْدِِرًكًا يَ‘ in kalbine gömmüş Esedullah,
Çok sır ki, bilenler oluyor hep sana âgâh.
كُنْ قَادِرُ الْوَقْتِ[3] demiş ol Pîr-i Muazzam,
Binlerce velî hem yine yapmış buna bin zam.
Mu’cizdir o söz, haktır o öz, görmedi her göz,
Artık bu muammaları gel sen bize bir çöz.
[1] Yakînim artmadı
[2] Ey idrak eden!
[3] Zamanın Abdülkadir’i ol!

İlk yorumu siz yazın