Ulu Cami

Çok da özledim Ulu Cami’yi. Vapura atladığım gibi… Kucaklardı beni; iyi mi!

Size bu çiçekli günlerde.. Seyr ü sefalar; bana da vefa ile… Geç kalmadığım bir günde…

Eski gençliğim gibi… Vapurdan, karadan… İzin versin Yaradan…

 

ENE VE TABİAT

Enenin öne çıkmasına izin verirsen O’na nasıl yolculuk yapacaksın? Ene dediğin haddini bilmen için sana verilmiş bir ölçen, biçen bir ölçü âleti; kurcalayıp da bozma onu. Bir yere kadar bir şeyleri tartan bir terazi; ayarını bozma. Şu ezip geçtiğin papatyayı -ezip geçtiğin için- küçümsüyorsun; değil mi? Aman ha! Papatyayı otur bir incele/ince ele de o beyazda, sarıdaki ressamın nakşını gör de Nakkaş’a yolculuk yap o nakışçıktan. Demem o ki ey dost! Ev yaptım diye kendini hakiki mimar sanma; kâinatın mimarını düşün, duy, bil, gör, hisset de… Sanatı görünce de sanatkâra koş nefes nefese; nefesinin sonsuz nefes sahibinden üflendiğini de gönül kulağına üflemiş olayım, işi burda bırakayım; bana da üff demeyesin.

 

KELİME(/N YOKSA)

Biri demiş ki: “Gözüm var diye göreceğini mi sanıyorsun?!” Yaa! Görmek için sadece o yeterli değil, diyor olsa gerek… Görmek göz ister, kalp, gönül ister. Her kelime bir göz/lük değil mi?! Kelime ister ey azizim, kelime, kelime, kelime… Yani ne kadar kelimen varsa o kadar gözün var desek ne demiş oluruz? Bu yüzden: “Oku! Oku! Oku!”

 

GÜL VE KÜL Yanarsan “gül” olursun; yanmazsan “kül…”

NUTUK VE TUTUK Nutuk çoksa bir yerde; susturulan birileri vardır.

BAHAR SEVİNCİ Artık bahar gelmiş, Selim Ali; Kim ürker ölümden! Aslanağzı çiçekleri gördüm ya… Kış; bahar diye güldü ya… Öldüm diye ağlama!

KENDİNLE TANIŞ/MAK Çok güzel bir iş yapmışsın; tanışmışsın kendinle; tanıştığınıza sevindim.

DUR/UL/MAK Namaza dur; namazda dur!

TELÂŞE/LER Ne yana düşüyor/du, gökyüzü; Nicedir bakmamışım da…

İÇ YAKINLIĞI Kendini güzelleştir; etrafın dört mevsim bahar olacak.

HARİTA Hazsız, huzursuz… Akılsız, kalpsiz, ruhsuz…

Dünya ne kadar pahalı böyle! Hayatlarımız çok ucuz…

PARA Menfaati para olanların paralarında da menfaat olmaz.

SAATLER NE SÖYLER? Saat gecenin kaçı… Girmiş gecenin koynuna. Tik tak, tik tak… Hep “ŞİMDİ”yi vurarak…

 

 

CEHALET ÇIKMAZI

Ruhlarımızı öldüren virüsleri konuşalım. İnsanlığın öldüğü yerde ilaçlara bile “ilaç gibi geldi” diyemeyiz. Haydi, bütün hastalıkları kovduk. Bu cehalet hastalığı ne olacak? Kabalık, kin, fukaralık nasıl gidecek?

 

GECE VE GÜNDÜZ

Gece; öyle bildiğimiz gibi, gündüzün zıddı değil; tamamlayıcısı; kardeşi… AZ Az önce kardeşini, “yangın telâş” uğurladı; şimdi “sessiz” ve ağlamaklı… Ayla, yıldızlarla avunuyor. İyi bakın gece aynasına; orda siz de varsınız ve gece gibi çok sırlısınız!

 

POZ

Poz verme; poz yakalayamıyorum!

 

ZAMANLAR BİRİKİRKEN

Tarih kaydetti bizi de. Adımız duyulmasa da… Çiçekler şahit yaşadığımıza.

Göğe baktık bir kere doya doya. Duyduk kuşları bahar ötüşlerince. Bir fatiha okurlar biz ölünce.

Kuşları vurmadık. Zalimlere arkadaş olmadık. Adam gibi adımların peşindeydik.

Tele düşen beste değilsen… Diller anmıyorsa seni… Yaşamak ölmüşse yaşarken…

Kendine bir bak aynalarda. Sofran çoğalmıyorsa gün gün… Düğün gecesi garip kalmayasın.

Tarihin sayfalarını boş bırakamazdık. Esma zikriyle yaşadık. Sonsuz güzelin peşindeydik.

 

SORUŞTURMACI

Soruşturmacı geldi soruşturmacı! Susana, konuşana… Durana, oturana…

Savaşana, barışana… Sataşana, savuşana… Bana, sana, ona…

Ölene, yaşayana… Şaşana, şaşmayana… Yavaşına, koşanına…

Daldaki kuşa, kovandaki arıya… Beyaza, maviye, sarıya… Çocuğa, kocaya, karıya…

Açık ve demli çaya… Çöle, denize, havaya… Göle maya çalan Hoca’ya…

 

GİTMEK

Gitmek… gözlerimde yeni bir hayal… Tutuşan ufuklara bir sabah vakti… Gitmek… ellerimde eski bir masal; Unutup günleri, geceleri, saati…

Sana bir hatıra bırakıp gidiyorum. Bir nehir gibi acele akıp gidiyorum. Son kapı, son pencere, son gözyaşı… Geceyi sonsuz kapatıp gidiyorum.

 

SEYİR HALİ

Akşamın alacası olmuş gözlerim. Çocukluğum, gençliğim çoktan ölmüş. Kocaman karlı dağlarım erimiş. Yorgunum ve yollar tükenmemiş.

Zamana benzemişim; Halinden memnun… Bütün renklerle anlaşıyorum gayrı. Suların serinliği sinmiş ruhuma.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*