İMTİHAN, İMTİHAN, İMTİHAN!

İnsanoğlu bu dünyaya imtihan için gelmiştir; vakti dolduğunda da her canlı gibi bu dünyadan göç edecektir. Başlığı neden üç defa “imtihan” diye yazdığıma gelince… Çünkü çoğu zaman bir imtihan dünyasında olduğumuzu unutuyor, sanki hiç ölmeyecekmiş gibi hayatımızı sürdürüyoruz. Kaleme alacağım bu satırlar, öncelikle kendi nefsime, sonrasında ise istifade etmek isteyen tüm derttaşlarıma birer hatırlatma olsun. Bazen derttaş olmak, başkalarının dertleriyle dertlenmek lazım gelir. Kendimizi bir kenara bırakıp onların problemlerine çözümler aramak; hiç olmazsa hem iyi hem de kötü günde yanlarında olduğumuzu hissettirmek gerekir. Zaten müminin uyması gereken ölçü de bu değil midir? Fakat bu derttaşlıkta bile bir imtihan sırrı gizlidir. Kimi insan kendisini yarı yolda bırakan arkadaşlarıyla imtihan olur; kimi evladıyla, kimi eşiyle… Kiminin imtihanı fakirliktir, kimininki zenginlik… Bazıları yalnızlıkla imtihan edilir, bazıları ise kalabalıklar içinde sınanır. Kimi bir engellilik durumuyla sabra davet edilirken, kimi de sapasağlam bir vücuda sahip olmanın şükrüyle mükelleftir. Hatta imtihanımız sadece insanlarla da sınırlı değildir; bugün küresel bir iklim kriziyle can çekişen şu fani dünyadaki duruşumuz, canlı ve cansız mahlukata karşı takındığımız tavır da bizim en büyük imtihanımızdır. Havayı, suyu, toprağı birer emanet bilip şefkatle korumak yerine, onları acımasızca tüketmek ve diğer canlıların yaşam hakkını gasp etmek de bu imtihanın birer parçasıdır. Bu örnekleri saymakla bitiremeyiz. Çünkü hayatımızda olmayan şeyler de bizim imtihanımız olabilir, var olup da şükretmediğimiz nimetler —ve hor kullandığımız şu dünya mülkü— de… Neticede her yol, dönüp dolaşıp o tek kelimeye çıkar derttaşlar: “İmtihan.” Bazen nefsaniyetimize yenik düşüp sabretmek istemez, isyana meylederiz. “Neden böyle? Neden bunlar hep benim başıma geldi?” gibi, haşa kadere adeta itiraz eden çirkin tavırlar sergileriz. Halbuki kadere iman, bir Müslümanın sarsılmaz bir rüknü ve kabul etmesi gereken en temel hakikat değil midir? Kader programında ne yazılmışsa, bizler o çizgide hayatımızı sürdürürüz. Rabbimiz bizi yaratmakta ve çeşitli imtihanlarla sınamaktadır. Bizlere düşen vazife ise sabretmek ve asıl ebedî imtihanı kazanmaya odaklanmaktır. Zira İlâhî kelamda buyurulduğu gibi; “Allah sabredenlerle beraberdir.” Gelin; zorluklara, içinden çıkamadığımız sorunlara ve içinde boğulduğumuzu hissettiğimiz dertlerimize karşı sabır silahıyla kuşanalım. Çünkü bu dünya bir imtihan meydanıdır; fani dünya kime kaldı ki bize kalsın? Biliyorum, herkesin kendine göre dertleri, sıkıntıları ve baş etmekte zorlandığı pek çok problemi var; insana ağır geliyor. İşte tam bu noktada, hayata bakış açımızı şekillendirecek şu mottomuz her daim hatırda kalmalı: “Sıkıntı yoksa, sıkıntı vardır!”

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*