Tabiatta tefekkür vakti

“Kamp, yalnızca çadır kurup birkaç gün geçirmek değil; Cenâb-ı Hakk’ın sanatını temaşa etmek, kâinat kitabını okumak ve emanet edilen tabiatı koruma şuurunu yeniden kazanmaktır.”

 

Dijital hayatın gürültüsünden uzaklaşan insan, sessizlik içinde hem Rabbini hem de kendini daha iyi tanır. Yoğun iş temposu, telefonlar, bilgisayarlar ve bitmek bilmeyen bir koşturmaca… Günün sonunda çoğumuz farkında olmadan aynı rutinin içinde yaşamaya devam ediyoruz. Belki de bu yüzden son yıllarda kamp yapmaya ve tabiatta vakit geçirmeye ilgi her geçen gün artıyor. Bence kamp yapmak sadece çadır kurup bir geceyi doğada geçirmek değil. Biraz yavaşlamak, biraz nefes almak ve günlük hayatın gürültüsünden uzaklaşabilmek demek.

Sabah kuş sesleriyle uyanmak, yıldızları uzun uzun izlemek ya da sadece sessizce yürümek bile insana iyi geliyor. Yeşil alan stresi azaltır Bilim insanları da tabiatta vakit geçirmenin hem bedensel hem de zihinsel açıdan birçok olumlu etkisinden bahsediyor. Yeşil alanlarda bulunmanın stres düzeyini azaltabildiği, açık havada yapılan yürüyüşlerin fiziksel aktiviteyi desteklediği ve gün ışığının biyolojik ritmin korunmasına katkı sağlayabildiği biliniyor. Elbette iki günlük bir kamp bütün yorgunluğumuzu almaz ama günlük hayatın temposuna kısa da olsa ara vermek için güzel bir fırsat sunar. Emanete hürmet Kampın bana göre en güzel taraflarından biri de tabiata karşı bakış açımızı değiştirmesi.

Bir süre sonra tabiatın sadece gezilecek bir yer olmadığını, korunması gereken ortak alanımız olduğunu daha iyi anlıyoruz. Arkamızda çöp bırakmamak, ateşi kontrollü yakmak ve bulunduğumuz alanı temiz bırakmak aslında iyi bir kampçının en temel mesuliyetidir. İnsan, tabiatın sahibi değil, onu korumakla vazifeli bir misafiridir. Gerçek kamp kültürü de bu sorumluluk bilinciyle güzelleşir. Tekstilcinin notu: “Kıyafet seçimi nasıl olmalı?” Kamp hazırlığında çoğumuz önce çadırı, uyku tulumunu ya da kamp sandalyesini düşünüyoruz. Oysa doğru kıyafet seçimi de en az bunlar kadar önemli. Tekstil alanında çalışan biri olarak kıyafet seçerken sadece modeline değil, kumaşına da dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Pamuk, keten ve yün gibi doğal lifler hava geçirgenlikleri sayesinde rahat bir kullanım sunuyor. Uzun yürüyüşlerde ise teri vücuttan uzaklaştırmaya yardımcı olan teknik kumaşlar daha konforlu olabiliyor. Benim en çok önemsediğim konu ise katmanlı giyinmek. Tek kalın bir mont yerine ince katmanlardan oluşan kıyafetler hem hareket etmeyi kolaylaştırıyor hem de gün içinde değişen hava şartlarına uyum sağlamayı kolaylaştırıyor. Çevre dostu tekstil yaygınlaşıyor Son yıllarda geliştirilen akıllı tekstiller de kampçılıkta kendine yer bulmaya başladı. Nem yönetimi, UV koruması ve ısı dengesi sağlayan kumaşlar sayesinde doğada geçirilen zaman daha konforlu hâle geliyor. Üstelik sürdürülebilir tekstil teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte çevreye daha duyarlı ürünler de yaygınlaşıyor. Türkiye’nin kamp rotaları Yedigöller Millî Parkı – Bolu Göl ve ormanın bir arada olduğu eşsiz bir manzara sunuyor. Fotoğraf çekmeyi ve yürüyüş yapmayı sevenler için oldukça keyifli.

Her mevsim farklı bir güzelliğe sahip. Eksi yanı, hafta sonları oldukça kalabalık olabiliyor. Sonbahar ve kış aylarında hava hızlı bir şekilde soğuyabiliyor. Abant Gölü – Bolu Ulaşımı oldukça kolay. İlk kez kamp yapacaklar için uygun bir rota. Çevresinde temel ihtiyaçların karşılanabileceği işletmeler bulunuyor. Eksi yanı, tatil dönemlerinde sessiz bir kamp deneyimi yaşamak zor olabiliyor. Acarlar Longozu – Sakarya Türkiye’nin en büyük longoz ormanlarından biri. Kuş gözlemciliği ve doğa fotoğrafçılığı için oldukça zengin. İstanbul’a yakın olması önemli bir avantaj. Eksileri, Longoz içinde kamp yapılmıyor. Çevredeki kamp alanlarını tercih etmek gerekiyor. Yaz aylarında sivrisinek yoğunluğu yaşanabiliyor. Adrasan – Antalya Deniz ve ormanı aynı yerde buluşturuyor. Likya Yolu’na yakın olduğu için yürüyüş severlerin de uğrak noktası. Eksileri, yaz aylarında oldukça yoğun olabiliyor. Güneşten korunmak için hazırlıklı gitmek gerekiyor. Akyaka – Muğla Deniz, orman ve nehir bir arada. Kamp dışında birçok doğa aktivitesi yapılabiliyor. Eksileri, yaz sezonunda kamp alanlarında yer bulmak zorlaşabiliyor. Kaçkar Dağları – Rize / Artvin Yaylaları ve manzarasıyla Türkiye’nin en özel rotalarından biri. Eksileri, hava şartları kısa sürede değişebiliyor.

Deneyimsiz kampçılar için iyi bir planlama gerekiyor. Ekranı bırak kâinatı oku Türkiye’nin dört bir yanında birbirinden güzel kamp rotaları var. Önemli olan en uzak noktaya gitmek değil, tabiata saygı duyarak vakit geçirmek. Kamp kültürünün yaygınlaşmasının yeni kamp alanlarından çok, çevreyi koruma bilincinin artmasıyla mümkün olacağına inanıyorum. Belki de bazen ihtiyacımız olan şey yeni bir telefon ya da yeni bir uygulama değil; bir çadır, temiz bir hava ve birkaç günlüğüne doğanın sesini dinleyebileceğimiz, kâinat kitabını okuyabileceğimiz bir ortamdır. Böyle bir yolculuk, bedeni dinlendirirken ruhu da hakikî manada istirahate kavuşturur.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*