İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN TEHDİDİ ALTINDALAR

Dünya nüfusunun yaklaşık 476 milyonunu oluşturan yerli halklar, atalarından kalan topraklarda çevreyle iç içe yaşarken iklim değişikliğinden en çok etkilenen gruplar arasında.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 1994’te ilan ettiği “Dünya Yerli Halklar Günü”, bu toplumların ihtiyaçlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor. BM Yerli Halkların Hakları Deklarasyonu’nda, yerli halkların eşitliği vurgulanıyor ve kültürel çeşitliliklerinin insanlığın ortak mirası olduğu belirtiliyor. BM verilerine göre 90 ülkede, 5 bin farklı kültürden 476 milyondan fazla yerli yaşıyor; bu da dünya nüfusunun yüzde 6,2’si. Dilleri kimliklerinin temel parçası. Dünyadaki 7 bin dilin en az yüzde 40’ı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya; her iki haftada bir yerli dilin kaybolduğu tahmin ediliyor. Bu nedenle BM, 2022’de “Yerli Diller On Yılı” girişimini başlattı.

Yerli halkların yaşam süresi, diğer topluluklara göre ortalama 20 yıl daha kısa. Sağlık hizmetlerine erişim eksikliği ve sıtma, tüberküloz, HIV gibi hastalıklar bunda etkili. Yerlilerin yüzde 47’si resmi eğitim alamıyor, kadınlarda oran daha yüksek. Ayrıca çoğu kendi topraklarını yönetemiyor; merkezi hükümetlerin kontrolü altında bulunuyor. Himalayalar’da buzul erimesi kısa vadede suyu artırsa da uzun vadede azalmasına yol açıyor ve milyonlarca kırsal bölge sakini bundan etkileniyor. İklim değişikliği tartışmaları sürerken, yükü yine en çok fakir halklar taşıyor…

 

FLAMINGOLAR BUNU NEREDE ÖĞRENDI?

Ankara, Konya ve Aksaray sınırlarının kesiştiği Tuz Gölü’nde kuluçkadan çıkan yaklaşık 12 bin 800 yavru flamingo, çok az kuş türünde görülen “kreş sistemi” sayesinde yetişkinlerin korumasında büyüyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yürütülen Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi Projesi ile nesli tehlike altında olan türler korunuyor. Bu kapsamda, dünyada flamingoların kuluçkaya yattığı en önemli sulak alanlardan biri olan Tuz Gölü’nde popülasyon araştırılıyor. Proje koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Karataş, bu yıl yapılan sayımlarda yaklaşık 12 bin 800 yavru tespit ettiklerini, bunun son yılların en iyi değeri olduğunu belirtti. Flamingoların varlığının su kaynaklarının durumuyla yakından ilişkili olduğunu vurguladı. Karataş, dünyada yaklaşık 11 bin kuş türünden yalnızca elli kadarının “kreş sistemi” kullandığını söyledi: “İnsanlar çalışmaya gittiğinde çocuklarını kreşe bırakıyor. Burada birkaç öğretmen çok sayıda çocuğa bakıyor. Flamingolarda da benzer bir sistem var. Gölde 12 bin 800 yavru bulunuyor. Bunların ikişer yavrusu olduğunu düşünsek 6 bin çiftin üzerinde yetişkin flamingo var. 5 bin 500’den fazlası beslenmeye giderken, kalan birkaç yüzü yavruların başında duruyor. Onları tehlikeye karşı bir araya topluyor, gezdiriyor, doğru besin yerine götürüyor ve böylece özel bir kreş imkânı sağlıyor. Bu sistem flamingo ve penguen gibi az sayıda türde geçerli.”

 

İLİM ADAMLARI UZAYI KONUŞACAKMIŞ

Uluslararası Uzay Kongresi için 100’den fazla ülkeden 10 bini aşkın katılımcının Antalya’da buluşması bekleniyor. Dünyanın önde gelen uzay aktörleri, 5-9 Ekim’de Antalya’da düzenlenecek 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nde (IAC 2026) uzayın barışçıl kullanımı temelinde “The World Needs More Space” (Dünyanın Daha Fazla Uzaya/Alana İhtiyacı Var) teması altında bir araya gelecek.

Uluslararası Uzay Kongresi 2026, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansının ve SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik, Türkiye’nin uzay diplomasisindeki ve Milli Uzay Programı’ndaki vizyonunu küresel arenaya taşıyacak. Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından, her yıl düzenlenen etkinlik için ev sahibi ülkeler tarafından bir tema belirleniyor. Türkiye’nin belirlediği “The World Needs More Space” teması, 77. Uluslararası Uzay Kongresi 2026 Antalya’nın yalnızca uzayın keşfini ifade eden bir mottosu değil insanlığın ortak geleceğine yönelik güçlü vizyonu ve küresel çağrıyı da temsil ediyor. Kongrede uzayın güvenli, barışçıl, erişilebilir ve sürdürülebilir kullanımının korunması, gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun bütün ülkelerin uzay teknolojilerinin sunduğu imkanlardan yararlanabilmesi ve yeni nesillerin uzay çalışmalarına daha fazla dahil edilmesi ele alınacak. Yer gözlemi ve iklim takibinden afet yönetimine, uydu haberleşmesinden yapay zekaya, ticari uzay faaliyetlerinden derin uzay görevlerine kadar geniş bir alandaki gelişmeler, teknik oturumlar ve üst düzey toplantılarda değerlendirilecek. Bu yıl düzenlenecek kongre, 108 ülkeden 8 bin 330 bildiri özetiyle, Uluslararası Uzay Kongresi tarihindeki en yüksek bildiri özeti başvuru sayısına ulaşırken 100’den fazla ülkeden 10 bini aşkın katılımcının Antalya’da buluşması bekleniyor. Bu kadar insan toplanıp da “Uzay sahipsiz” derse işte o zaman kıyametin kopması yakındır demek lazım…

 

LONDRA’DA YALNIZLIK DERDI VAR

İngiltere’de yalnızlıkla mücadele için 2018’de bir bakan görevlendirilmişti. Ancak aradan geçen 8 yılda sorun özellikle gençler arasında daha da yaygınlaştı. Son araştırmalar, dijitalleşme ve COVID-19 sonrası süreçte kronik yalnızlığın yaşlılardan çok genç yetişkinleri etkilediğini gösteriyor.

Londra merkezli The Great Friendship Project’in “The State of Friendship 2026” raporuna göre, 18-29 yaş grubundakilerin yüzde 67’si haftada en az bir kez yalnız hissediyor. Her 10 kişiden biri hiç yakın arkadaşı olmadığını belirtirken, gençlerin yüzde 70’i yalnızlığın ruh sağlığını olumsuz etkilediğini söylüyor. Raporda bu durum, insan yokluğundan değil, ilişkilerin yüzeyselleşmesinden doğan bir yalnızlık olarak değerlendiriliyor. Her 4 gençten biri, yapay zekâ sohbet robotuyla konuşmayı gerçek insanla konuşmaktan daha kolay buluyor. Londra sokaklarında görüş bildiren Kate, COVID-19’dan sonra iletişim becerilerinin zayıfladığını, dijital çağın yüz yüze iletişimi zorlaştırdığını ifade ediyor. Mariam ise geçim derdi nedeniyle kendine zaman ayıramadığını, arkadaşlarının da benzer şekilde “kaybolmuş” hissettiğini dile getiriyor. Bu tablo, bize “cemaat” olarak yaşamanın ne kadar gerekli olduğunu hatırlatıyor.

İlk yorumu siz yazın

Bir yorum yazın

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*