Zamanın çarkında yirmi yılı aşkın bir iz,
Gençliğin şuurunda yankılanan bir sesiz.
Eylülün serininde tutuşan o ilk meş’ale,
Fikrin ve edebiyatın ufkunda bir hamle.
Sayfalar ki tefekkürün, sanatın haritası,
Lisan-ı hâle döner gençliğin iç yarası.
Felsefe sorar hakikati, tarih fısıldar maziyi,
Bir satırda aydınlanır istikbalin her hali.
Risale-i Nur’dan süzülen o ezeli ışıkla,
Kalemlerimiz buluşur kalpteki sarmaşıkla.
Ne kuru bir kelamdır bu, ne süslü bir hayal,
Arayan her ruha burda cevaptır hakiki hal.
Genç yorumlar dizilir ak kâğıdın böğrüne,
Eser rüzgârı fikrin, yarının eşiğine.
Mürekkep aşık olur mısranın aynasına,
Gönül bir kapı açar hakikat sevdasına.

İlk yorumu siz yazın