Ey gazeteciler! Edipler edepli olmalı; hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddip olmalı
Lisan-ı matbuata itidal ile saykal vurun
Gazeteler iki vazife-i mühimmeyi deruhte etmiştir. Çünkü, iki rütbeye mazhar olmuş: Birincisi dellâlü’l-mehâsinü ve’l-meayib, ikincisi hatibü’l-umûmî veyahut mürebbiyü’l-efkâr.
Evvelki ünvan iktiza ediyor ki, hâkimiyet-i millet ve hakk-ı teftişin seyf-i kàtıı olan lisan-ı matbuattaki tesiratı muhafaza etsin.
İkinci ünvan iktiza ediyor ki, efkârı terbiye ve
talim etsin, sathî etmesin. Halbuki, şimdi aksü’l-amel yapıyor. Zira bu kadar kesret ve karmakarışıklık
bu tesiratı inkısama vermekle kuvvetini kaybetmiş
ve efkârı âdeta sathî etmiş ve ehl-i sa’yin vaktini de
imâte ediyor. […]
Ey Gazeteciler! […] Evvel “Haydar Ağa”lık
vardı. Şimdi siz de “Haydo” yaptınız. Halbuki bize
lâzım “Haydar”dır. O elmas kılıca benzeyen lisan-ı
matbuata itidal ile saykal vurun; tâ ki ifrat ve tefrit
ile pas tutmasın.
ESDE, Nutuk, s. 103
* * *
Matbuat nizamnâmesini, vicdanınızdaki hiss-i
diyanet ve niyet-i hâlisa tanzim etmeli
Gazeteler iki kıyas-ı fâsid cihetiyle ve haysiyet
kırıcı bir neşriyatla ahlâk-ı İslâmiyeyi sarstılar ve
efkâr-ı umûmiyeyi perişan ettiler. Ben de gazetelerle, onları reddeden makaleler neşrettim. Dedim ki:
Ey gazeteciler!
Edipler edepli olmalı; hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddip olmalı. Ve onların sözleri, kalb-i
umûmî-i müşterek-i milletten bîtarafâne çıkmalı.
Ve matbuat nizamnâmesini, vicdanınızdaki hiss-i
diyanet ve niyet-i hâlisa tanzim etmeli.
Tarihçe-i Hayat, s. 75
* * *
İ’lâ-yı kelimetullahı hedef-i maksat
eden umum dinî gazeteler
Tarif ettiğim ve dahil olduğum İttihad-ı Muhammedînin (asm) tarifi budur ki:
Şarktan garba, cenubdan şimale uzanan bir silsile-i nurânî ile merbut bir dairedir. Dâhil olanlar
da bu zamanda üç yüz milyondan ziyadedir. Bu ittihadın cihetü’l-vahdeti ve irtibatı, tevhid-i İlâhîdir.
Peyman ve yemini, imandır. Müntesipleri, kàlûbelâdan dahil olan umum mü’minlerdir. Defter-i
esmaları da Levh-i Mahfuzdur. Bu ittihadın nâşir-i
efkârı, umum kütüb-ü İslâmiyedir. Günlük gazeteleri de, i’lâ-yı kelimetullahı hedef-i maksat eden
umum dinî gazetelerdir.
Tarihçe-i Hayat, s. 76
Ey gazeteciler! Edipler edepli olmalı; hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddip olmalı. Ve onların sözleri, kalb-i umûmî-i müşterek-i milletten bîtarafâne çıkmalı.

İlk yorumu siz yazın