KEYFİNCE LÜGÂT

Ramazan: Sükûnet ülkesi

-Ramazanın geldiği belli olsun; gittiği belli olmasın- “Oku!”makla Başlar Her Şey Ramazan… Kim olduğuma açılan kapı… Başta, ortada, sonda: İkra, ikra, ikra! Ramazan… O ilk teravih, o ilk heyecan… Çocuk bakışlı, Kur’an nakışlı… Ta çocukluğumdan […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Dost Dost kara günde belli olur; ne güzel ayna öyle! Bakın etrafınıza; dostlarınız kim? Ve birinci dostunuzu bulun bu arada! Öyle ya… dost… her ân yanında olan… Çağın romanı “Para ve Nara” isimli bir roman, […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Abdest: Tozunu alırız bedenimizin. Suların tebessümü üstümüzdeki… “Abdest olmaya” akan suların şırıltısını duy hele! Gözlerimizin içi güler. Rüzgâr, abdesti giyinir bedenimizde/n. Abdest… elimizin, yüzümüzün suyu… İnsanlığın tertemiz huyu… Suyun en güzel hâli… Acemi: Ustası olduğumuz […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Aşk:Yanmamışsan sen; yanmışsın zaten! Eğitim:“Öğretmen yetersizliği” eğitimin açığı; bu tamam da… “yetersiz öğretmen” eğitimin açığı değil mi? Eğitim… kemiyet değil ki… keyfiyet işi! (Anlamayanlar için: Eğitim… nicelik değil; nitelik işi!) Değişmek:Ne çok şey, ne çabuk […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Veda ve dua

Son defa bakıyorum sana… Bulutlar, gökyüzü… Elveda… Kuşların çığlığı; sağırlığı, ağırlığı dünyanın… Elveda… Acıyanların bana da elleri böğründe kalanlarım… Üzülmeyin; biter bir gün acı yanlarım. Salkım saçak sancılarım… Elveda… Ey gelgeç Leyla, ey dünya… Ey […]

KEYFİNCE LÜGÂT

İltifât

Kelimelerin canlı varlıklar olduğunu kabul ettiğimizde, hayatımız daha bir canlanacak. Hani birbirimize iltifât ederiz de: “İltifat ediyorsun” derler ya! “Yoo, hayır doğruyu söylüyorum” gibi bir şeyler diyerek bir savunmaya geçeriz. Hiç, hiç; kesinlikle, böyle bir […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Sineğin kanadı

“Bir sineğin kanadını kırk kağnıya yüklettim,Kırkı da çekemedi, kaldı şöyle yazılı.Bir sinek bir kartalı kaldırdı, vurdu yere,Yalan değil, gerçektir; ben de gördüm tozunu.” Yunus Emre bir sineğin kanadına dikkat çekmiş. Sadece bir sineğin kanadına değil; […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Tanışma faslı

Bir sır vereyim mi? Ne kendimizle tanışıyoruz ne hayatla ne de tanıştığımızı sandığımız arkadaşlarımızla… Tanışmak, tan kelimesinden geliyormuş. Uyanmak demek. Tan atmak var ya… Işıklanmak, sabahın oluşu… Tanıdım, yani sana yaklaştım. Tanıdım, yani uyandım. Tanıştık; […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Zor sorular

İnsan sorusuz yaşayamazmış. Aslında sorularımız cevaplarımızdan daha çok… Bugün biraz soru soralım. “Zor sorular…” dedik aslında… Yo yoo; zor sorular, zor…  “Kolay…” diyecektim de kolay değil. Adın neydi? Zor… Değil mi! “Adın neydi?” deyince orada […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Yaşamak denemeleri

Gelin, bugün biraz yaşamanın renklerini kurcalayalım. Şiirlerle kurcalayalım; kısa kısa, uzun uzun… İnce bir dokunuşumuz olsun yaşamaklara. Konuştu; konuşacağı kadar.Sustu; susacağı kadar.Yaşadı; yaşamak ne ise…Yaşamak bir şiir ise: Hece, aruz, serbest…Ve iç içe mevsimler…Gece gündüz […]