Öğrenci işi eğlencelik: Puzzle

Puzzle; nâm-ı diğer YapBoz, daha biz küçücükten itibaren elimize verilen bir aktivite aslında. Bu yüzden burada sana tabiî ki de ‘Puzzle nasıl tamamlanır’ı anlatmayacağım. Parçaları birleştirip bütünü elde etmeye çalışıyoruz işte, bu! Belki birazdan bahsedeceğim birkaç ufak püf nokta, çok parçalı Puzzle yapmayı henüz denememiş arkadaşlar için faydalı olabilir; ancak Puzzle keyfini bir gelenek hâlinde aile içinde sürdüren Keçeliler için bunlar zaten bilinen şeylerdir. Yine de bu aktiviteyi yazmaya değer bulduğumu bilmeni isterim. Nedenleri aşağıda…

Öncelikle şunu belirteyim, birçoğunuz gibi ben de geçen ayki “Helâl olsun” sayısından çok etkilendim. Ve fark ettim ki, aslında 2016 Mayıs’ından beri her ay bu sayfada; “Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur” hakikatinin günlük hayatımızdaki pratiğine dair fikirlerimizi paylaşmaktayız. Ve Bediüzzaman’ın; “Evet beşer, hakikata muhtaç olduğu gibi, bazı keyifli hevesata da ihtiyacı var. Fakat bu keyifli hevesat, beşte birisi olmalı. Yoksa havanın sırr-ı hikmetine münafî olur. Hem beşerin tenbelliğine ve sefahetine ve lüzumlu vazifelerinin noksan bırakılmasına sebebiyet verip beşere büyük bir nimet iken, büyük bir nıkmet olur. Beşere lâzım olan sa’ye şevki kırar” (Emirdağ Lahikası 2) dediğinden anladığımız üzere, hissettiğimiz o eğlenme, hayattan keyif alma duygusunu helâl dairede olmak ve yukarıdaki şartları ihlal etmemek koşuluyla yaşamaya izin verilmiş.

Biz de bunu referans alarak paylaşımlarımızı gerçekleştiriyoruz. Ancak bu sayfada anlatılanların hiçbirinin yaşanması mecburi şeyler olmadığını bilirsin. Bizi okuyan bazı Keçeli kardeşim, belki sen bu tür eğlencelere hiç ihtiyaç duymuyor ve vaktinin büyük çoğunu hakikatlerle, ibadetlerle geçiriyor olabilirsin. Seni çokça tebrik ediyorum. Zira bize gelen bazı yorumlardan anladığımız üzere senin gibi düşünen başka Keçeli kardeşlerimiz de var. Hatta belki bizim bu kadar keyifli hevesat ile meşguliyetimiz dahi sana boş bir iş, harama bir meyil gibi geliyor olabilir. Bu şekilde düşünmeni saygıyla karşılıyor ve senin yüksek karakterinin bir yansıması olarak kabul ediyoruz. Üzerindeki bu nimetin şükrünü eda etmek için, biz diğer Keçeli kardeşlerine “doğru yoldan ayrılmamamız, haramlara bulaşmadan Allah’ın rızası dairesinde hevesatımızı tatmin etmemiz için” dua etmeni bekliyoruz. Çünkü bizler ahirzamanın pek çok cazip eğlenceleri, his ve hevesleri menfî yönde tahrik eden araçları yüzünden nefsimize ve heveslerimize hâkim olup helâl dairesi içerisinde sebat göstermeye çalışıyoruz. Bu sayfayı da aynı hissiyatta olan Keçeli kardeşlerimizle birlikte, fikir alışverişi ve gözlemler neticesinde hazırlıyoruz. Mesela canımız film izlemek istiyor ya, inan çok düşünüyoruz. Tarihî veya güncel film havuzlarını didik didik edip, bizde menfî duygular uyandırmayacak, aksine ufkumuzu olumlu yönde etkileyip bize ibret verecek film varsa, en azından onları izleyelim de bu duygumuzu tatmin ederken bir şeyler kazanalım çabası içine giriyoruz. Senin için değil haa, kendimiz için…

Başka bir örnek vereyim. Mesela eğlenmek istiyoruz, gülmek istiyoruz, Keçelilerle birlikte toplanıp hakikatlerden bahsettikten sonra çayın yanına bir tatlı eğlencelik çekiyor canımız. O teknoloji var ya; biliyoruzki iki parmak hareketiyle bizi kahkahalarla güldürecek onlarca şeye ulaşmak mümkün. Ama boş, faydasız, fanî… Yine araştırıyoruz. Bizi eğlendirirken aynı zamanda zihinsel, fiziksel veya sosyal olarak geliştirecek, farklı düşünmeyi, bütünü görmeyi, sabretmeyi, dikkatle hareket etmeyi, başkalarını anlamayı, ufkumuzu geliştirmeyi bize öğretecek faaliyetler nelerdir, onları bulmaya çalışıyoruz. Yine başta kendimiz için. Sonra kendimizce bulduğumuz şeyi seninle paylaşıyoruz. Ama sana “ bu şey helâldir” veya “bunu mutlaka yapmalısın” gibi bir şey dayatmıyoruz. Zaten öyle bir fetva konumunda da değiliz, takdir edersin. Sadece “Biz bu kadar helâlini bulabildik. Sen de illa nefsindeki keyifli heves alma duygunu tatmin etmenin helâl yollarını arıyorsan bizim gibi, başka şeylerle zihnini bulandırma, bunu deneyebilirsin” diyoruz.

Gelelim bu ay sayfamıza konuk ettiğimiz eğlenceliğimiz Puzzle’a! Neden Puzzle’ın bizim eğlenme duygumuzu tatmin ederken, aynı zamanda bizim için faydalı olacağını düşündük? Açıkçası bu konuda ispatlanmış çalışmalara güvendik öncelikli olarak. Puzzle’ın problem çözme, parça-bütün ilişkisi kurma, dikkat ve konsantrasyonu geliştirme, sınıflandırma, akıl yürütme, alternatifleri deneme gibi pek çok düşünsel fonksiyonun gelişmesine fayda sağladığını okuduk -ki bu aslında neden çok küçük yaşlardan itibaren çocuklarca yapılması teşvik edilen bir oyun olduğunu açıklıyor.

Bununla beraber insan ruhuna dokunan bir tarafı olduğunu da düşünüyoruz Puzzle’ın. Zira biz çoğu zaman parça odaklı bakıyoruz hayata. “Kadere iman ettik” desek de bazen başımıza gelen olaylara bütünsel yaklaşamıyor ve elimizde tuttuğumuz o tek parçaya bakarak ömrümüzü geçiriyoruz. Ama bu küçük pratik sayesinde şunu keşfediyoruz ki, “O parçanın tek başına bana faydası olmadığı gibi bir mânâsı da yok. Ancak bütünün içerisine yerleştiğinde bir anlam kazanıyor. Ve onun yerleşebileceği tek bir yer var. Başka yere çok uygunmuş gibi gelse de ilk bakışta, o ancak ait olduğu yere yakışacak ve orada tamamlanacak.” Yaaa işte sevgili Keçeli kardeşim. Ben bunu düşündüğümde çok hayret ettim. Umarım sana da ilginç gelmiştir.

Eğer düşünürsen 500, 1000, 2000, hatta 3000 parçaya kadar Puzzleları piyasada kolaylıkla bulabilirsin. Sana tavsiyem; bir Puzzle halısı veya kolayca kıvrılabilen yumuşak bir zemin üzerinde çalışman, önce dört tane olan köşe parçaları (bunların iki kenarı düzdür) ve bir kenarı düz olan kenar parçaları bulup yerine yerleştirmen. Bu sayede çerçeve ortaya çıkacaktır. Puzzle’ı tamamladığında çerçeveletip duvara asmayı tercih edebilir veya cesaret edebilirsen bozup tekrar yapabilirsin. Tamamlanmış hâlinin fotoğrafını çekip bizimle paylaşmayı istersen de mutlu olacağımızı bil.

Helâl dairesinde, helâl miktarda eğlenceler dilerim…

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*