KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince lügât

AYNADAKİ: Birilerini kötüleyerek iyi olamazsın; aynadaki sensin; iyi misin?! *** GEÇER/GÖÇER AKÇE: Apartmanlarınız, arabalarınız, diplomalarınız, şöhretiniz… dursun bir kenarda da… bir hastayı yokladığınızı, bir çiçeği kokladığınızı getirin! *** ZELZELE KARDEŞLİĞİ: Kalıplarımız kırıldı! Kalplerimiz kırılmamış demek! […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince lügât

  İlân (Değildir): Kelime hazinesi renkli, çeşitli, bol, duraksamasız, yalansız, riyasız, içi dışı bir, arada, tam yerinde fıkralı, bilmeceli, şiirli, atasözlü, vecizeli, tebessümlü, mizahlı, aforizmalı, resmî değil ciddî konuşmacılar aranıyor! *** Kelime Harçlığı: Sonra topladı […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Edebiyat: Gördüğün görmediğin her şeyin adını yeniden koymak… Kelimelerin hakkını vermek… *** Geç kalmak: Anladım; hayat hızlı; gecikmelerimden belli… *** Sevda ya da çığlık: Yoksa… okunmuyor mu sevdiğimiz apaçık! Apaçık bir çığlık olduğumuz… *** Gökyüzü […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Bu çağa reddiye diyedir

Şu ân dünyanın birinci ihmal ettiği şey “eğitim” olsa gerek. Başkaları ne der bilemem de eğitimin bizdeki adı -son zamanlara kadar- “terbiye” idi. Bu eğip bükmek demek olan kelime içimize gireli; epeyce bir hâl oldu […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Kalemlerin efendisi

-Kale’mdir kalem…- Her kelime bir tohum gibi düşer sayfalara. Yazanın kalbinden yine okuyanın kalbine… Bir aynadır her kelime. Yazan da okuyan da kendini görür orada. Kale’m’e sığınanlar kurtulur diye bir his var içimde. [Elbette kalem […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Karanlık Adamlar: Bak; beni oyalıyorsunuz! Alacaktı/verecekti… Eşyalar… Oydu/buydu… Tamam; tadında bırakın şunu! Şuraya misafirliğe gelmişim! Şu mevsimlerin renk dönümlerini, kuşların saadetini seyretmek istiyorum; yakamı paçamı çekiştiriyorsunuz! Allah aşkına, siz kimsiniz, nesiniz?! Kopya: Kopya çekmek serbest; […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Okurken güzelleşir insan

Kitap okunmayan yerlerde “tartışma/kavga” eksik olmaz! * Kelimeler ve iklim akraba mı ki… açınca bir kitabı mevsimlerden, mevsimlere… * Kitap okunmuyorsa bir yerde; daha konuşulacak ne var ki! Ve ülkemin kitapla arası açık; çok açık… […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Fatih Mahkemesi’nde kendimi yargılarken

Gülfem Hatun Sokak’ı arıyoruz. Fatih’in hesaba çekildiği mahkeme imiş. Pazar günleri lafın kucağa düştüğü sohbetler oluyormuş meğer. Bir delikanlıya soruyorum. Tarif ediyor. Ayaküstü bilgi de veriyorum. Fatih’in o mahkemede sorgu suale çekildiğini söylüyorum; şaşırıyor. *** […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Ramazan: Sükûnet ülkesi

-Ramazanın geldiği belli olsun; gittiği belli olmasın- “Oku!”makla Başlar Her Şey Ramazan… Kim olduğuma açılan kapı… Başta, ortada, sonda: İkra, ikra, ikra! Ramazan… O ilk teravih, o ilk heyecan… Çocuk bakışlı, Kur’an nakışlı… Ta çocukluğumdan […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Dost Dost kara günde belli olur; ne güzel ayna öyle! Bakın etrafınıza; dostlarınız kim? Ve birinci dostunuzu bulun bu arada! Öyle ya… dost… her ân yanında olan… Çağın romanı “Para ve Nara” isimli bir roman, […]