KEYFİNCE LÜGÂT

Kalemlerin efendisi

-Kale’mdir kalem…- Her kelime bir tohum gibi düşer sayfalara. Yazanın kalbinden yine okuyanın kalbine… Bir aynadır her kelime. Yazan da okuyan da kendini görür orada. Kale’m’e sığınanlar kurtulur diye bir his var içimde. [Elbette kalem […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Karanlık Adamlar: Bak; beni oyalıyorsunuz! Alacaktı/verecekti… Eşyalar… Oydu/buydu… Tamam; tadında bırakın şunu! Şuraya misafirliğe gelmişim! Şu mevsimlerin renk dönümlerini, kuşların saadetini seyretmek istiyorum; yakamı paçamı çekiştiriyorsunuz! Allah aşkına, siz kimsiniz, nesiniz?! Kopya: Kopya çekmek serbest; […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Okurken güzelleşir insan

Kitap okunmayan yerlerde “tartışma/kavga” eksik olmaz! * Kelimeler ve iklim akraba mı ki… açınca bir kitabı mevsimlerden, mevsimlere… * Kitap okunmuyorsa bir yerde; daha konuşulacak ne var ki! Ve ülkemin kitapla arası açık; çok açık… […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Fatih Mahkemesi’nde kendimi yargılarken

Gülfem Hatun Sokak’ı arıyoruz. Fatih’in hesaba çekildiği mahkeme imiş. Pazar günleri lafın kucağa düştüğü sohbetler oluyormuş meğer. Bir delikanlıya soruyorum. Tarif ediyor. Ayaküstü bilgi de veriyorum. Fatih’in o mahkemede sorgu suale çekildiğini söylüyorum; şaşırıyor. *** […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Ramazan: Sükûnet ülkesi

-Ramazanın geldiği belli olsun; gittiği belli olmasın- “Oku!”makla Başlar Her Şey Ramazan… Kim olduğuma açılan kapı… Başta, ortada, sonda: İkra, ikra, ikra! Ramazan… O ilk teravih, o ilk heyecan… Çocuk bakışlı, Kur’an nakışlı… Ta çocukluğumdan […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Dost Dost kara günde belli olur; ne güzel ayna öyle! Bakın etrafınıza; dostlarınız kim? Ve birinci dostunuzu bulun bu arada! Öyle ya… dost… her ân yanında olan… Çağın romanı “Para ve Nara” isimli bir roman, […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Abdest: Tozunu alırız bedenimizin. Suların tebessümü üstümüzdeki… “Abdest olmaya” akan suların şırıltısını duy hele! Gözlerimizin içi güler. Rüzgâr, abdesti giyinir bedenimizde/n. Abdest… elimizin, yüzümüzün suyu… İnsanlığın tertemiz huyu… Suyun en güzel hâli… Acemi: Ustası olduğumuz […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Keyf/ince Lügât

Aşk:Yanmamışsan sen; yanmışsın zaten! Eğitim:“Öğretmen yetersizliği” eğitimin açığı; bu tamam da… “yetersiz öğretmen” eğitimin açığı değil mi? Eğitim… kemiyet değil ki… keyfiyet işi! (Anlamayanlar için: Eğitim… nicelik değil; nitelik işi!) Değişmek:Ne çok şey, ne çabuk […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Sıkıntı

Nedir sıkıntı? Sıkıntı, sıkmak kelimesinden geliyor. Kökü sıkışmak, daralmak, bunalmak. İnsan bi’ tuhaf oluyor böyle durumlarda. Ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Kalbiniz sıkışıyor, adımlarınız sıkışıyor. Ne biliyim yani, bir acelecilik çöküyor kalbinize, bakışlarınıza, gözlerinize, sözlerinize. Sıkıldıkça her […]

KEYFİNCE LÜGÂT

Sorular

Hiç soru sorar mısınız kendi kendinize? Hep başkalarına soruyoruz değil mi? Karşıdakinin sıkılıp sıkılmayacağını düşünmeden… Çok soru soruyoruz. Çocukken ben de çok soru sorarmışım. O yüzden etrafımdakilerin sıkıldığını yıllar sonra bana söylediklerinden anlıyorum. Sormak çoğu […]