Öğretmenler günüm kutlu olsun

Herkese merhabalar çok sevgili Genç Yorum okurları. Nasılsınız, iyisinizdir inşaallah. Beni sorarsanız, iyiyim. İşimin başındayım. Yani okuldayım. Biliyorsunuz bir süre önce tam zamanlı öğretmen olmakla ilgili pek çok endişem vardı. Hem mesleğimi yapmak istiyordum hem okula dönmek istemiyordum. Sonra ilmimin sadakasını vermem gerektiği düşüncesi daha ağır bastı. Kendi mesleğim varken başka bir işle uğraşmak istemediğime karar verdim. Ve zaten bir süredir de yeniden sınava hazırlanıp başka bir anaokulu okumayı düşünüyordum. Sonuç olarak temmuz ayından bu yana bir anaokulunda İngilizce Öğretmeni olarak çalışıyorum.

Öğretmen olmak, hele de anaokulunda, hele de özel sektörde inanın hiç kolay değil arkadaşlar. Bir kere daha ne kadar mübarek bir mesleğim olduğunu anladım. Çok çok güzel yanları var. Mesela sabahtan akşama kadar çocuk seviyorum. Hayatın o kadar başındalar ve o kadar komikler ki, bazen hiçbir şey yapmadan oturup onları izliyorum ve günüm güzelleşiyor. Bazen de gerçekten tam anlamıyla her şeyi yeni öğreniyor olmalarını aklım almıyor. Mesela yemek yerken öğretmenin tabağına hapşırılmayacağı gibi… Ama günün sonunda ben sınıfın kapısını açıp içeri girdiğimde koşarak bana gelip sarılmaları tüm stresimi, yorgunluğumu alıyor.

Bu benim ilk öğretmenlik tecrübem değil aslında. Senelerdir de söylediğim ve kimseyi ikna edemediğim gibi ben lise yıllarımdan beri özel ders veriyorum ve aslında çok uzun zamandır öğretmenim. Üniversitenin son yılında yarı zamanlı ve sigortalı olarak öğretmenlik de yaptım. Staj da yaptım hatta. Ama bir türlü çevremdekilere öğretmen olduğumu kabul ettiremedim. Başta ailem olmak üzere hiç kimse öğretmenler günümü kutlamadı. Ne zaman “Öğretmenler günü yaklaşıyor” desem, “Sen öğretmen değilsin ki, öğrencisin” dediler. Ama bilin bakalım kim bu sene milyonlarca çiçek ve binlerce hediyeyle 24 Kasım günü eve döndü. Tabii ki ben.

Canım çocuklarım ve sevgili velilerim bana dünyanın en güzel çiçeklerini ve sevgilerini hediye ettiler. Çok güzel bir gündü benim için anlayacağınız. Sabah okula adımımı atar atmaz ilk hediyemi aldım ve mesai bitene kadar da sürprizler devam etti. 3 yaş sınıfından akşam olana kadar bir dal gül bile almadığım için artık onlara İngilizce öğretmeme planları kuruyordum ki son anda bir sürpriz yapıp geleceklerini kurtardılar. Ama aldığım en ilginç ve nedense en sevindiğim hediye bir kilo Erzincan tulum peyniri ve bir kavanoz baldı. Sanırım çok orijinal ve gerçekten eşsiz bir hediye olduğu için rengârenk çiçeklerden daha mutlu etti beni. Ay zaten bu çiçekleri nasıl öldürmeyeceğim bilmiyorum onun stresini de yaşıyorum. Tulum peynirinde öyle bir risk yok, afiyetle yiyorsun bitiyor. Ben maalesef ki bitkilerimi öldürüyorum arkadaşlar. Bir ara onlarla konuşmadığım için öldüklerini düşündüm, turuncu bir kalanşo almıştım kendime. Her gün konuştum onunla. Üniversite sınavına hazırlandığım seneydi. Genel olarak o gün çözdüğüm testleri ve kaç doğrum kaç yanlışım olduğunu anlattığım için kahrından en hızlı ölen çiçeğim unvanını almaya hak kazandı. Allah’ım ben tekrar niyet ettim, bu sefer bu çiçekler ölmesin istiyorum. Yardım et Ya Rabbim.

Tabii bu kadar çok hediye almanın bazı zorlukları da olmadı değil. Aylık akbil ile seyahat eden biri olduğum için bütün hediyeleri ve çiçekleri poşetlere doldurup yollarda taşımam gerekti. Boynuma üzerinde “Ben öğretmenim” yazan bir pankart assaydım da aynı işi görürdü hiç şüphesiz. Bir kısmını okulda bırakıp sonraki gün de taşıyabilirdim ama o zaman eve döndüğümde dramatik bir giriş yapamazdım o yüzden bırakmadım.  “Tam zamanlı” ve “son derece resmî” bir şekilde öğretmen olmanın haklı gururuyla günü tamamladım.

Buradan bir kez daha yıllardır öğretmenler günümü kutlamayan tüm eşime dostuma teessüflerimi bildiriyorum. İnşaallah bu yaptığınızdan çok utanırsınız. Ayrıca benim öğretmenliğimi kabul etmeyip “Anneler en iyi öğretmenlerdir, onların hakkı ödenmez, annelerimizin öğretmenler günü kutlu olsun” ve benzeri ifadelerle annelerin öğretmenler gününü kutlayan herkesi de tek tek kınıyorum. Elbette annelerimiz bizim en tesirli muallimlerimizdir. Ancak gelin görün ki belirli günler ve haftalar içerisinde halihazırda bir anneler günü var. Yani anneler günü diye bir şey olmasa anlayacağım, tamam annelerimiz de bundan yararlansın, paylaşalım diyeceğim. Ama bu nedir yani anneler gününü kıskanan babalar gibi öğretmenlerden rol çalmaya çalışmak canım. Hem devlet dairesi gibi sözleşme sunuyorum öğretmen olduğumu kanıtlamak için hem de öğretmenler gününü annelerle paylaşıyorum. Rica ederim bu saçmalığa derhal bir son verelim.

Siz bu yazıyı okuduğunuzda üzerinden bir miktar zaman geçmiş olacak ama olsun, ben tüm içtenliğimle öğretmenlerin, özel ders veren öğrencilerin, eğitim fakültesi öğrencilerinin, atama bekleyen meslektaşlarımın ve kendimin öğretmenler gününü kutluyorum. Vallahi çok mübarek bir iş yapıyoruz. Allah bize sabır, güç, kuvvet ve merhamet versin. Merhamet çok önemli. Kalın sağlıcakla!

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*