KÜÇÜK PRENS

“Hoşça git,” dedi tilki. “Vereceğim sır çok basit:
İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.”
Küçük Prens unutmamak için tekrarladı: “Gerçeğin mayası gözle görülmez.”

—Arka kapak

 

Selam Keçeliler;

Bundan sonra bu köşede sizlerle kitaplar üzerine iki lafın belini kıracağız. Doğruyu söylemek gerekirse ben sizin yaşınızdayken, -yanlış anlaşılmasın biraz mübalağalı konuşuyorum, oysa henüz yirmilerin başındayım- hem akıcı hem faydalı kitaplar okumak isterdim. Maalesef bu konuda “hey dostum şu kitap tam sana göre” diyerek beni yönlendiren deneyimli bir kitap kurdu olmadı. Sonuç olarak lise yıllarımda kitap seçimlerim çokça maceralıydı. Doğruyla yalanın, güzelle çirkinin aynı tezgâhta satıldığı, aynı kalemle yazıldığı şu zamanda biz ölçülü yaşamak isteyen gençler kitap seçerken ve özellikle okurken oldukça titiz davranmak zorundayız. Titiz derken evi yeni süpürmüş annelerinizi hayâlinize getirebilirsiniz. Neyse canım kardeşlerim, sizin kitap seçerken yanınızda bizleri de görmek istediğinizi duyduk, hissettik ve aceleyle bu sayfayı hazırlamaya başladık.

Efendim, bu ay kitap kurtlarının birçoğunun okuduğu ya da okuma listesine koyduğu kültleşmiş “Küçük Prens”i merceğe alalım dedik.

Belki içinizden “Amaaan çocuk kitabı o yiiaaa…” diyenler çıkabilir. Oysa en zor edebiyat türüdür, çocuk kitabı. Çünkü başarılı bir çocuk kitabı duru olmalı, çocuklar anlayarak ve eğlenerek okurken, büyükler de sıkılmadan hikâyeyle bağ kurabilmeli. Yani anlayacağınız herkesin okuyup, benimseyebileceği bir kitap yazmak durumundadır yazar. Antoine de Saint-Exupery de kendi küçüklüğünü konu olarak yazdığı ve bizzat resimlediği Küçük Prens’te her yaşa hitap edebilme sanatını ustalıkla icra etmiş. Öyle ki eser için  “çocuk kitabı değil hayat kitabı” diyen bir okuyucu yorumu görmüştüm bir zamanlar.

E anladım da biraz da içeriğinden bahsediver diyorsun bana. Başlıyorum öyleyse. Yazarımız pilotluk yaparken büyük çölde uçağı kazaya uğruyor ve arkadaşıyla (hepimizin arkadaşı) orada yolları kesişiyor. Küçük Prens ise aslında Asteroid B612 adlı gezegende yaşıyor. Ancak bir sebeple gezegeninden ayrılıp, başka gezegenleri dolaşıyor bir bir. İşte bu gezegenlerde kral, kendini beğenmiş, sarhoş, işadamı, bekçi ve coğrafyacıyla tanışıyor. En sonunda da yolu Dünya denen gezegene düşüveriyor. Sonrasında karşılaştığı “büyük” ise yazarımız oluyor hâliyle. Lakin her ne kadar alıntı yapmayacağım desem de, kendimi tutamadım ve senin için kitaptan bir pasaj bırakıyorum buraya. Elimden gelse bütün kitabı paylaşacağım; çünkü her sayfasına post-it yapıştırılası, her satırının altı çizilesi, her kelimesi not edilesi bir kitap “Küçük Prens”.

Büyükler sayılara bayılırlar. Yeni bir arkadaş edindiniz diyelim: Onun hakkında hiçbir zaman asıl sormaları gerekenleri sormazlar. “Sesi nasıl?” demezler örneğin, ya da “Hangi oyunları sever? Kelebek koleksiyonu var mı?” diye sormazlar. Onun yerine “Kaç yaşında?” derler. “Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?” Ancak bu sayılarla tanıyabileceklerini sanırlar arkadaşınızı. Eğer büyüklere, “Güzel bir ev gördüm, kırmızı tuğlalı, pencerelerinden sardunyalar sarkıyor, damında ise kumrular var.” derseniz, nasıl bir evden söz etmekte olduğunuzu bir türlü anlayamazlar. Ne zaman ki onlara, “Yüz milyonluk bir ev gördüm.” dersiniz, işte o zaman size, “Oo, ne kadar güzel bir evmiş!” derler gözlerini koca koca açıp.

Tüm satırların altını çizmeye hevesliyim, ancak bu masalı iki kelimeyle hatırlıyorum ben: büyükler ve fil yutmuş boa yılanı. Küçük Prens, büyüklerin tuhaf, anlaşılamaz, saplantı haline gelmiş alışkanlıklarına hayret ediyor. Ancak şu bir gerçek ki yaş ilerledikçe hepimiz büyüklüğün bazı hastalıklarına tutuluyoruz. Bu kitap da diğer büyüklerle değil içimizdeki bazı “büyüklerle” uğraşıyor zaten. Büyümek sorun değil de Keçeli, içindeki çocuğu muhafaza ederek büyümek mesele işte. Öyleyse içindeki çocuğa sıkı sıkı sarılan büyükler olalım biz de.

Unutmadan Küçük Prens’in bir de animasyonu var, nefis mi nefis. Ancak önce kitabını okumanızı tavsiye ederim.

 

Nuriye Sultan

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*