Kısa Yorum – Temmuz 2021

Hased Duygusu ve İhlas

“Ameller niyetlere göredir” kaidesi cihetiyle baktığımızda esasen maneviyatımızda ‘Lillah için’ diyebilmek hâkim olmalıdır. Hakikî ihlâsın olmadığı yerde yaratılışımıza aykırılıklar yer edinir. Bunlardan biri de hasettir. İhlâsı kuvvetli olmayan birinin bu kör duyguya yenik düşmesi işten değildir. Bundan dolayı ihlâs ile hased arasında derin bir alâka vardır. Hased duygusu uhrevî veya dünyevî sebeplerden olabildiğinden kişiye ve çevresine ciddî zararlar verir. Hased damarı kabarık olan insanın zamanla muhatabına karşı başlayan içten içe söylenmeleri riya ile son bulabilir. Bunun cezasını belki de on yıl çeker. Üstadın dediği gibi bunun tedavisi ihlâsı kazanmak ve hasedi terk etmektir.

Nursena SELÇUK

 

Konumunun Hakkını Vermek

Konumun hakkını vermek mühimdir, elzemdir. “Şu konumda olsam şöyle güzel işler yapardım” demek güzel bir düşüncedir, lâkin hangi konumda isen o konumda rıza-yı İlâhiyeyi kazanmaya çalışmak çok önemlidir. Eğer bulunduğun konumun hakkını vermez isen boşuna o konumu işgal ediyorsun demektir. Bulunduğun konumun gereğini yapacaksın, “Aman etliye sütlüye karışma!” diyenlere kulak asmayacaksın. Gereken ne ise her konumda onu yapacak ve gerekeni müdafaa edeceksin. Konumun ne ise küçümsemeden orada hakikatin temsilcisi olacaksın.

Ahmet PİRLİOĞLU

 

Ali

Sen ki candan da öte,

Cananın piri Ali.

Ben sermestem dünyada,

Meftunam sana Ali.

Geçmez gönül yaylamdan,

Bir pınar dahi, eman.

Yangınım içimdedir,

Sen ol sultanım Ali.

Bizar oldum dillerden,

Ne yanar ne pişerem.

Bir rüzigar dünlerden,

Eser ki sensin Ali.

Yoktur meblağda gözüm,

Sevdaya dair sözüm,

İslam’a kurban özüm,

Hasret sanadır Ali.

Muhammet Baran ASLAN

Haziran ayı Kısa Yorum sayfasını okumak için tıklayınız. 

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*