Hakikî saadet, yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde bulunur

Kat’iyen bil ki hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi iman-ı billâhtır. Ve insaniyetin en âlî mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billâh içindeki marifetullahtır. Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır. Ve ruh-u beşer için en halis sürur ve kalb-i insan için en sâfî sevinç, o muhabbetullah içindeki lezzet-i ruhaniyedir.

Evet, bütün hakikî saadet ve halis sürur ve şirin nimet ve sâfî lezzet, elbette marifetullah ve muhabbetullahtadır; onlar, onsuz olamaz. Cenab-ı Hakkı tanıyan ve seven, nihayetsiz saadete, nimete, envâra, esrara, ya bilkuvve veya bilfiil mazhardır. Onu hakikî tanımayan, sevmeyen, nihayetsiz şekàvete, âlâma ve evhama manen ve maddeten müptelâ olur.

Evet, şu perişan dünyada, avare nev-i beşer içinde, semeresiz bir hayatta, sahipsiz, hâmîsiz bir surette, âciz, miskin bir insan, bütün dünyanın sultanı da olsa kaç para eder? İşte bu avare nev-i beşer içinde, bu perişan, fânî dünyada, insan sahibini tanımazsa, malikini bulmazsa, ne kadar bîçare sergerdan olduğunu herkes anlar. Eğer sahibini bulsa, malikini tanısa, o vakit rahmetine iltica eder, kudretine istinad eder; o vahşetgâh dünya bir tenezzühgâha döner ve bir ticaretgâh olur.

Mektubat, Y.A.N., Lugatçeli-2021, s. 264

* * *

Ey zevk ve lezzete müptelâ insan!

Ben yetmiş beş yaşımda, binler tecrübelerle ve hüccetlerle ve hâdiselerle ayne’l-yakîn bildim ki:

Hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet, yalnız imandadır ve iman hakikatleri dairesinde bulunur. Yoksa, dünyevî bir lezzette çok elemler var; bir üzüm tanesini yedirir, on tokat vurur gibi, hayatın lezzetini kaçırır.

Sözler, Y.A.N., Lugatçeli-2022, s. 175

 

Lügatçe:
âlâm: elemler, acılar, sıkıntılar.
avare: serseri; dağınık, perişan.
ayne’l-yakîn: gözle görür derecedeki bir kesinlikte bilmek ve inanmak.
bilkuvve: daha fiiliyata geçmemiş, kabiliyet ve potansiyel hâlinde, düşünce hâlinde, niyet olarak.
envâr: nurlar.
esrar: sırlar.
evham: vehimler, kuruntular.
fıtrat: yaratılış.
hâmî: koruyan, himaye eden.
hilkat: yaratılış.
iman-ı billâh: Allah’a iman.
malik: sahip.
marifetullah: Allah’ı bilme, isim ve sıfatlarıyla tanıma.
muhabbetullah: Allah sevgisi.
sergerdan: başı dönmüş, şaşkın.
sürur: sevinç.
şekàvet: sıkıntı, mutsuzluk.
tenezzühgâh: gezinti yeri.

Bediüzzaman Said Nursî hakkında 84 makale
Kur’an’ı çağa tefsir ederek, “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, bu dünyadaki vazifem nedir?” sorularına cevaplar sunan, “iman-ı tahkiki”, “ahlâk” ve “istikamet” rehberi Risale-i Nur Külliyatı’nın müellifi.

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*