Neredeyse İstanbul

Neredeyse İstanbul’la yaşıt bir caddeden, Divan Yolu Caddesi’nden bahsedeceğiz bu ay. Boydan boya bütün sur içi İstanbul’unu kat ederek iki farklı kanattan sur kapılarına ulaşırdı Divan Yolu. Bu eskiden böyleydi. Bugün ise Divan Yolu derken daha çok Ayasofya açıklarından başlayarak Çemberlitaş’ta son bulan cadde kastediliyor.

Şehrin ilk tasarlandığı Roma döneminden bu yana var olan caddenin o zamanki resmî adı imparatorluk yolu anlamında “Regia” idi. Ama halk “merkez yol, ana yol” anlamındaki “Mese” yahut “Mesa” yı tercih ediyordu. “Regia Stoası” diye anıldığı da olurdu. Yolun başlangıç noktasını tespit etmek için bugün de var olan bir “Million Taşı” dikmişlerdi Romalılar. Million, Roma dilinde “sıfır” demek. Burası da Roma’nın, dolayısıyla dünyanın başkentinde sıfır ya da “başlangıç noktası” olarak görülürdü Roma idrakinde.

Divan Yolu adının kaynağı da Topkapı Sarayı’nda, Kubbealtı’nda toplanan Divân-ı Hümâyun’du. Divan dağıldıktan sonra divan üyeleri paşalar, vezirler arabalarına yahut atlarına binerek genelde Aksaray, Beyazıt ve Fatih istikâmetinde bulunan konaklarına bu yol üzerinden giderlerdi. Bu nedenle yolun Sultanahmet-Beyazıt arasındaki kısmına Divan Yolu denmiş.

Bu caddede, tarihî yarımadanın yedi tepesinden birinde bulunan Çemberlitaş Sütunu, neredeyse İstanbul’un tarihi kadar eski. Roma ve Bizans döneminde büyük önem atfedilen sütun, Osmanlılar döneminde de önemini korumuş, çeşitli onarımlardan geçerek günümüze kadar ulaşmıştır.

Yazının devamına dergimizin Mart sayısından ulaşabilirsiniz…

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*